Müslüman aldatmaz

Müslümanlar arasındaki ticarette görülen güvensizlik, aldatmaca ve anlaşmazlıkların temel nedeni bazı değerlerin artık dikkate alınmamasından kaynaklanıyor.

Fahri Sarrafoğlu / Dünya Bülteni

Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fak. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Güler “Bugün kişisel gözlemlerime göre, çeklerin ödenmemesi, senetlerin protesto olması, stres ve gerilimlerin artması, hep iman coşkusu ve heyecanının yitirilmesinden veya zafiyete uğramasından, hesap gününün unutulmasından kaynaklanıyor.” dedi.

Prof. Dr Zekeriya Güler’in İGİAD tarafından çıkartılan 40 Hadis’te iş ve ticaret ahlakı kitabı üzerine kendisi ile görüştük…

Özellikle girişimcilik ve ortaklık üzerine yoğunlaşan sohbetimizde “başarısızlığın “ sebebinin bilgisizlikten kaynaklandığını ve İslam’ın iyi bilinmediğinden olduğunu söyledi.

İslam tam olarak bilinmediği için ticaretimiz düzgün değil

Devamını oku…Müslüman aldatmaz

‘Kırmızı çizgiler Abdülhamit döneminde çizildi’

  Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Türkiye’nin kırmızı çizgilerinin II. Abdulhamit döneminde oluştuğunu söyledi. Röpörtaj: Fahri Sarrafoğlu     Prof. Dr. Zekeriya Kurşun ile Osmanlı tarihi ve özellikle İstanbul üzerine söyleşi yaptık. Kurşun,  II. Abdulhamit’ten Osmanlı-Arap ilişkilerine kadar birçok farklı konuda önemli açıklamalarda bulundu.   II. Abdülhamit’in dış politika üslubu hakkında kısa bilgi alabilir miyiz? Neydi kırmızı … Devamını oku… ‘Kırmızı çizgiler Abdülhamit döneminde çizildi’

“Girişimcilik sabır işidir”

Uzay Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Arıkan, genç girişimcilere, başarılı olmak için sabırlı ve mücedeleci olmaktan vageçmemelerini önerdi.

Dünya Bülteni / Fahri Sarrafoğlu

Uzay Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Sevda Arıkan, Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği “girişimci” işkadınlarından… Yıllarca yönetici olarak çalıştı, ardından kendi işini kurdu. Arıkan, genç girişimcilere de başarılı olmanın yollarını Dünya Bülteni’nden Fahri Sarrafoğlu’na anlattı.

Genç girişimcilere neler tavsiye edersiniz?

Devamını oku…“Girişimcilik sabır işidir”

VAVEK Başkanı: Hak aramayı bilmiyoruz

1997’de kurulan ve Vergi Konseyi Genel Kurulu’nda da temsil edilen, Vatandaşın Vergisini Koruma (VAVEK) , Bireylerin, ödedikleri vergilerin toplumun çıkar ve yararlarına uygun olarak harcanıp harcanmadığın kontrol ediyor.

 

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

SON DEVİR

Kısaca VAVEK deyince ne anlamalıyız? VAVEK ne yapıyor?

Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK) bu amaçla, Batı ülkelerinde yerleşmiş olan vergisini ödeyen vatandaş bilincini Türk vatandaşında da oluşturmak için kuruldu. Vatandaşın özellikle vergi konusunda bilinçlenmesini isteyen VAVEK’in amacı bilinçli bir vergi mükellefi oluşturmak. VAVEK Başkanı Kazım Yılmaz ile yaptığımız röportajın ayrıntıları şöyle:

Devamını oku…VAVEK Başkanı: Hak aramayı bilmiyoruz

Materyalizm tüketici ahlakını zayıflatıyor

 

Prof.Dr. Ömer Torlak: “Sade vatandaş kime inanacağını şaşırmış durumda “

images

Prof. Dr. Ömer Torlak(Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ) ile Türkiye’deki Tüketicilerin eğilimi ve özellikle Tüketicinin değişimi üzerine  kısa bir sohbet yaptık.

Torlak, yaptığı özel açıklamalarda ilginç tespitlerde bulunarak Tüketicinin üzerindeki güçler üzerinde önemli bilgiler verdi.

 

Türkiye‘de Tüketici ahlakı konusunda neler söyleyebilirsiniz. Bilinçleniyor muyuz?

Türkiye’de Tüketici ahlakı bakımından genel hatlarıyla bir bilinçlenme olduğunu söylemek mümkün olmamakla birlikte, olması gereken noktanın uzağında olduğumuz da gerçektir. Bu duruma yol açan temel birkaç  sebep olarak; Tüketicilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan eksiklikleri yanında, işletme yönlü çabaların rekabet adına çıkarcı tavırları ile denetleyici kamusal ve kurumsal düzenleme eksiklikleri sıralanabilir.

Devamını oku…Materyalizm tüketici ahlakını zayıflatıyor

Çok sayıda çalışanın kâbusu

Mobbing nedir?  Ve çözümü nasıl….


Kendinizden kuşkulanmaya ve kendinize ilginç sorular sormaya başlıyorsanız. Hiçbir tereddüde düşmeden size mobbing uygulandığı söylenebilir.

Başınıza gelen olayların ciddiyeti artabilir ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açabilir. Peki, bir çalışanın başına bu kadar büyük belalar açabilen mobbing nedir? Hangi koşullarda ortaya çıkar ve kurtulma yolları nelerdir? Konu ile ilgili olarak İş Psikologu Prof. Dr. Pınar Tınaz (www.pinartinaz.com) önemli açıklamalar yaptı

İŞYERİ TACİZİ YA DA “YILDIRKAÇIR”
Mobbing’in tarifini yaparak,  “işyerinde psikolojik taciz” olarak tanımlanabileceğini söyleyen Tınaz,  konu ile ilgili olarak şunları söyledi:  “Mobbing, diğer ortamlarda gerçekleşen taciz türlerinden ayırt edilmek amacıyla sadece işyerinde gerçekleşen tacizi ifade eder. Ancak mutlaka taciz sözcüğünün önüne psikolojik tanımı da getirilmelidir. Zira mobbing, diğer taciz türlerinden farklı olarak sinsi ve gizlice yapılan bir taciz türüdür.  Mobbing  sözcüğü, yalnız işyerinde gerçekleşen psikolojik taciz olgusunu tanımlayan bir kavramdır. Mobbing sözcüğünün Türkçe  karşılığı olarak benim önerdiğim sözcük, “yıldırkaçır” dır. Zira süreç içerisinde eylem, çalışan bireyi yıldırmak; amaç ise, kurban bireyi bir şekilde o işyerinden uzaklaştırmaktır.”

img-0997

NEDEN MOBBİNG’E GEREK DUYULUYOR?
Hedef seçilmiş bir kişiye mobbing uygulanmasının çeşitli nedenleri vardır, diyen Tınaz, bu nedenleri, sadece “psikolojik” olarak sınırlamak  pek doğru olmayacağını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Mobbing uygulamasının ilk akla gelen nedenleri arasında ayrıcalıklı hak sahibi olduğuna inanmak, sahip olamadıklarının acısını çıkarmak, bencillik, düşmanlıktan zevk almak gibi psikolojik temelli nedenler sayılabilir.

Sosyal imajın tehdit edilmesi, rekabet, kayırma, ırkçılık, farklı bir bölgeden gelmiş olma, politik nedenler de hedef bireye uygulanan mobbingde etkin olabilir. İşveren veya daha uygun bir deyişle üst yönetimin uyguladığı mobbing sürecinde ise, kurumun küçülme politikasından ötürü istihdamın daraltılması, işgücünün genç çalışanlardan oluşturulması veya kurum içinde istenmeyen bir kişiden kurtulmak istenmesi gibi nedenlerden söz edebiliriz.”

Devamını oku…Çok sayıda çalışanın kâbusu

Çocuklarınızı zorla yarışa sokmayın


Çocuğunu dershane ve kurslara gönderen anne ve babalar dikkat!

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

 Uzman Psikolojik Danışmanı Kudret Eren Yavuz ile  yeni çıkan Benim Akıllı Yavrum adlı kitabı üzerine konuştuk… Özellikle çocuklarının okuması için canla başla çırpınan anne ve babalara çok önemli uyarı ve tavsiyelerde bulunan Yavuz, rakamlara baktığımızda ülkemizin akademik başarı verileri pek çok dünya ülkesinin oldukça gerisinde seyrettiğine dikkat çekti.

Benim akıllı yavrum  adlı kitabından bahsedebilir miyiz? Yeni çıkan, neden AKILLI YAVRUM… Sanki anne-babalar benim çocuğum hasta veya benim çocuğum özürlü mü acaba gibi bir düşünce mi var bilinçaltında?

Günümüzde hem ülkemizde hem de tüm dünya ülkelerinde anne babalar zekâ ve eğitim okul başarısı konularına fazlasıyla önem  vermekte ve çocuklarının zekâ ve okul başarılarının artmasına yönelik her türlü fedakarlığı yapmaktadırlar. Çevrenize baktığınızda ebeveynler varlarını yoklarını çocuklarının eğitimini okul akademik başarısını gerçekleştirme yolunda harcıyorlar. Bütün dershaneler etüt merkezleri dolup taşıyor. Fakat ilginç bir şekilde bu emeğin tam tersi yönde sonuçlarla  her yıl ülke olarak karşı karşıya kalıyoruz. Okullarımız ne yapmak istediğini bilemeyen hayatta kendini nasıl var edeceği konusunda hiçbir fikri olmayan, ahlaki değerlerini her gün biraz daha yitiren, hiçbir hedefi yaşam amacı olmayan, başarma arzusunu ve öğrenme heyecanını kaybetmiş bireylerle dolu.

benimakilliyavrum-2

Anne ve babalar kendi çocuklarının potansiyelini görmeye karşı duyarsız mı ya da kendilerini mi kandırıyorlar?

Rakamlara baktığımızda ülkemizin akademik başarı verileri pek çok dünya ülkesinin oldukça gerisinde seyrediyor. Tablo böyleyken anne babalar kendi çocuklarının potansiyellerinin görmek yerine   sürekli kaygı ve panik içinde etrafındaki daha başarılı çocuklara odaklanıyorlar.  Kendi çocuklarının yaşamda daha başarılı bireyler olması yolunun yalnız çocuklarının çok çok ders çalışmasından geçtiğini, çocuğu daha çok dershaneye göndermek, daha çok özel ders aldırmak, filancanın çocuğu gibi saatlerce ders çalıştırmak olduğunu sanıyorlar. Bunu yaparken de çocukları eğitim yolculuğunda normal kabul edilen düşüşler de dahi çocuklarını bilinçsizce hasta, tembel, gayretsiz olarak niteleyebiliyorlar.

Devamını oku…Çocuklarınızı zorla yarışa sokmayın

Batı’nın neden cehaletini ithal ediyoruz ki?

Benötesi psikolojinin Türkiye’deki temsilcisi psikiyatrisi Doktor Mustafa Merter, insan ruhunun sırlarının tasavvufta gizli olduğuna inanıyor.

Fahri Sarrafoğlu’nun röportajı

Benötesi psikoloji uzmanı, Psikiyatrsit Mustafa Merter, ile farklı bir söyleşi gerçekleştirdik. Benötesi psikolojinin Türkiye’deki temsilcisi psikiyatrisi Doktor Mustafa Merter, insan ruhunun sırlarının tasavvufta gizli olduğuna inanıyor. Psikiyatri eğitimini İsviçre Zürih Üniversitesi’nde tamamlayan Dr. Mustafa Merter, bildiğimiz psikiyatristlerden çok farklı. Psikolojide dördüncü ekol olarak kabul edilen “Benötesi psikoloji”nin Türkiye’deki ilk temsilcisi olan Merter, İsviçreli eşiyle yaklaşık 20 yıldır Bodrum’da yaşıyor. Hastalarının tedavisinde modern psikolojiyle tasavvufu birlikte kullanıyor.

 

Devamını oku…Batı’nın neden cehaletini ithal ediyoruz ki?

‘Harcadığın kadar itibar gör anlayışı kölelik’

İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği Başkanı Şükrü Alkan, ”Daha fazla kazan, daha fazla harca ve harcadığın kadar itibar gör anlayışı insanı köleleştirdi.” dedi.

 

Fahri Sarrafoğlu’nun röportajı

İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği Başkanı Şükrü Alkan: “Daha fazla kazan, daha fazla harca ve harcadığın kadar itibar gör anlayışı insanı köleleştirdi


Devamını oku…‘Harcadığın kadar itibar gör anlayışı kölelik’

Küçük Ayasofya’dan dünyaya açılan pencere

‘Batı kırmızıyı öyle bir kullanıyor ki kendinizi mezbahana de sanırsınız’ diyen Ressam Cemal Toy, sanat aşkını ve İstanbul’u anlattı.

Fahri Sarrafoğlu’nun röportajı

Ressam Cemal Toy, yıllardır Küçük Ayasofya’nın  avlusundan dünyaya dostluk mesajı gönderiyor. Küçük Ayasofya Camiine  gittiyseniz eğer, Küçük Ayasofya Külliyesinde uzun yıllar sessiz sedasız bir ressam çalışıyor. Cemal Toy, elinde fırça, tuvale bir şeyler çizer; etrafında meraklı bakışlarla onu izleyen turistlerden hiç etkilenmeden çizmesine devam eder. Bazen bir Mevlevi çizer, bazen bir cami, bazen bir başka İstanbul silueti. Ama o hep çizer. Yıllardır Küçük Ayasofyayı bırakmadan, her Cumartesi-Pazar gelir, adeta bir ibadet vecdi ile çizmeye devam eder. İşte biz de ressam Cemal Toy ile sizin için kısa bir röportaj yaptık.

Uçağa kaçırma riskine rağmen sanat aşkı

Devamını oku…Küçük Ayasofya’dan dünyaya açılan pencere

Ekonomiye yön veren iş kadınları

Moralhaber.net ekonomiye yön veren kadın girişimcilerle röportaj yapmaya devam ediyor. Bugünkü konuğumuz Eskişehir MÜSİAD’dan Nur Akkoyun…

 

Fahri Sarrafoğlu’nun röportajı

MÜSİAD’ın bayan üyeleri arasında yer alan Nur Akkoyun, eğitimini şu anki yaptığı işten farklı bir alanda tamamlasa da dededen gelen gıda sektörünü bırakmayarak gıda sektöründe başarılı çalışmalara imza atmaya devam ediyor

 

Devamını oku…Ekonomiye yön veren iş kadınları

M.Yaşar Soyalan:“Kur’an ile arkadaş olmak” önemli

Araştırmacı Yazar Mehmet Yaşar Soyalan ile Kuranın anlaşılması ve Kuran mealleri üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik….Biz sorduk o cevapladı. İşte söyleşinin ayrıntıları… Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Kuranın ilk emri OKU olmasına rağmen sizce KURANI nasıl okuyoruz, anlayarak mı? Yani okuma çok, milyonlarca hatimler var ama anlayarak ya da bu sene bir milyon meal okuduk gibi bir … Devamını oku… M.Yaşar Soyalan:“Kur’an ile arkadaş olmak” önemli

Kemal Sezer:”Para hayatı yönetiyor”

Kemal Sezer, “İşin Sırrı Mevlana’dan Öğütlerle –İş Hayatı ve Tasavvuf “ kitabında iş hayatında merak edilen birçok sorulara cevap veriyor…

  • Tasavvufun ekonomiyle ne ilgisi olabilir?
  • Modern insan kendi kıyısında yüzüyor ama kendi sahiline çıkamıyorsa sebebi nedir?
  • Geçmiş kültürümüz unutturuldu mu?
  • İş hayatında yarışa katılan herkesin farklı bir bitiş çizgisi vardır. O halde başarı nedir?
  • Bir yandan birey olmak pohpohlanıyor, öte yandan herkes aynılaşıyor. Tek tip insan isteniyor. Öyle mi olacaksınız?
  • Aldatan bizden değildir diyen bir peygamberin öğretisi doğrultusunda yaşamak nasıl olur?
  • Eli kârda, gönlü yarda olmak ne demektir?
  • Tasavvufun ekonomiyle ne ilgisi olabilir?
  • Kabuğu kırıp, tasavvufun o nurlu yolunda nasıl yürünebilir?
  • Doyumsuz insanlar üreten bu sistem içinde çıkış yolları var mıdır?

İşte yukarıdaki soruların cevabını Kemal Sezer’in  “İşin Sırrı Mevlana’dan Öğütlerle –İş Hayatı ve Tasavvuf “ kitabında veriyor… Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz kısa sohbette, merak edilen soruları sorduk

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

Devamını oku…Kemal Sezer:”Para hayatı yönetiyor”