Annenizin, eşinizin, çocuklarınızın özel günleri için düşünüp dururuz değil mi? Acaba anneler gününde ne alsam, acaba bu yıl evlilik yıldönümünde ne alsam veya çocukların yaş gününde bu yıl farklı ne yapsam diye…Ama hiç onlara gerçek sevgimizi vermeyi düşündük mü acaba? Gerçek sevgi mi? Nasıl mı? İşte önce şu küçük hikayemizi bir okuyalım sonra beraberce  yorum yapalım..Hadi o zaman hemen hikayeyi okumaya başlıyoruz….

indir (1)

 

Adam 3 yaşındaki kızını, pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı….  Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip “Bu senin babacığım” dediğinde üzüldü. Acaba gereğinden fazla mi tepki göstermişti kızına… Bir gece önce yaptığından utandı… Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu… Kızına gene bağırdı.

“Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?” Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı, “O kutu boş değil ki baba” dedi… “İçini öpücüklerimle doldurmuştum!…” Adam öyle fena oldu ki… Koştu… Kızına sarıldı… Beraberce ağladılar.

indir

 

Adam o altın kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının baş ucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerinden birini çıkarırdı.

 

 

 

KISACA: Aslında bütün anne ve babalara böyle bir altın kutuyu çocukları hiçbir karşılık beklemeden, sevgi ve öpücüklerle doldurup vermişlerdir. Ya hanımlar eşlerine, beyler hanımlarına gerçek sevgiyi vermişlerdir.  Hiç kimsenin hayatında bundan daha değerli bir armağana sahip olması mümkün değildir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website