Doğum sırasında oksijensiz kaldığı için beyin felci olan Serkan Uman, tekerlekli sandalyeye mahkum olarak hayatını sürdürüyor. Kendi başına sadece klavye kullanabilen Uman, hayat hikayesini ‘Herşeye Rağmen Yaşam’ isimli kitabında anlattı.

En büyük isteğinin kendisiyle aynı sıkıntıları paylaşan insanlara örnek olabilmek olduğunu söyleyen Uman, gerekli çaba gösterildiğinde tüm engellerin ortadan kalkabileceğini göstermek için bu çalışmayı hazırladığını kaydetti.

Taksim’deki rehabilitasyon merkezinin ardından, Bakırköy’de bulunanTürkiye Omurilik Felçlileri Derneği’ne gelerek burada eğitimini devam ettiren Uman, bütün zorluklara rağmen başarılı olma ümidini kaybetmedi.

Kasılmalardan dolayı kalem tutamayan Uman, buradaki çalışma odasında bulanan bilgisayarda, tek parmağıyla düşüncelerini yazdı.

Yaklaşık 2 ayda yazısını tamamlayan Uman’ın yazdıkları kitap haline getirildi. 115 sayfalık kitap 10 lira karşılığında dernek binasında satışa çıktı. Umar, kitabının yayın evlerinde satılarak diğer özürlülere ve karamsar insanlara örnek olmasını istiyor.

Kendisiyle özel  bir röportaj gerçekleştirdik…Biz sorduk o cevapladı. İşte röportajın ayrıntıları:

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Ben Serkan Uman 14.09.1989 yılında Van’da yedi buçuk aylıkken doğan ve buna bağlı olarak ta doğum anında oksijensiz kalma sonucunda spastik yani tıp dilinde serebiral palsi,distoni hastalığıyla dünyaya gelen biriyim.

Yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle  İlköğretim ve Ortaöğretimi dışarıdan okuyarak tamamladım. Şimdi ise Liseyi Açık öğretim den okuyorum. 2008 yılından beri Türkiye Omurilik Felçlileri Derneğin de Basın ve Protokol Asistanı olarak çalışıyorum ve Ağustos 2012 yılında” Herşeye Rağmen Yaşam” adlı kitabımı yazdım.

Hayatımı ve engellilerin yaşadıkları sorunları kaleme aldığım bu kitapta, engellerin istenilirse kaldırılabileceğini göstermek ve bu konuda benim gibi engelli olan arkadaşlarıma örnek olmayı hedefledim.

Bizlere fırsat verildiğinde nelerin başarılabileceğini ayrıca belirtmek istedim. Yeter ki fırsat verirsin, bizlerin yapamayacağı şey yok. Bunun için sadece önemli olan biraz azim ve inanç. Kitabımı okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Serkan Uman

Yüzünden neşesi hiç eksilmiyor

Hayata tutunmak, hayatı sevmek önemli, daha doğrusu heyecanlı olmak önemli, siz bu heyecanı nereden alıyorsunuz? Size enerji veren hayata bağlayan şey nedir?

Eğer bir insan hayatı sevmez, yaşama sevincinden yoksun olursa, hayattan hiçbir beklentisi yoksa o insan hiçbir şey yapamaz sürekli aynı yerde kalır ama ben kendim hayatı ve yaşamayı çok severim. hayata gözlerimi açtığım günden beri hep yaşam mücadelesi içerisindeyim. bıkmadan usanmadan mücadeleyi elden bırakmadım. her şeye rağmen yaşama sevincini ve hayatın ne kadar güzel olduğunu gösterdim.

Hobileriniz var mı? Nelerle uğraşıyorsunuz?

Kitap okumayı, spor yapmayı, yüzmeyi, satranç oynamayı, gezmeyi, sinema seyretmeyi, tiyatro’ya gitmeyi severim.

Hedef projeleriniz var mı? Türkiye’de  olmayan bir projeniz var mı?

Aslına bakarsanız, engellilerin iş hayatına katılmaları, ekonomik özgürlüklerini kazanmaları ülkemizde maalesef çok mümkün olamıyor. Ben özellikle kamusal alanda sıkça karşılaşılan “engelli vatandaşların kullanımına uymayan mimari projelere” dikkat çeken bir çalışmanın zaten içerisindeyim. www.buradaengellendim.com internet sitesi için çalışmalarda bulunuyorum. Bu zaten Türkiye’de bir ilk.

Gençlere dönük tavsiyeleriniz nelerdir? Kendilerinin farkında olmaları acısından sahip olduklarını en iyi şekilde değerlendirmeleri acısından neler söylersiniz?

Hedefimde üniversiteyi okuyup güzel bir bölümü bitirmek var. Ayrıca Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük ülkelere gitmek farklı kültürlerle tanışmak da bir başka hedefim. Bu gibi büyük ülkelerde engelliler için neler yapıyorlar, ne kadar değer veriyorlar, engellilere nasıl hizmetler sunuyorlar? Bunları öğrenip kendi ülkemizdeki engellilere yönelik yapılan çalışmalara örnek olmasını sağlamak, belki de aynılarını yaptırmak istiyorum.

Gençlere tavsiyelerim; Yeni nesil gençlerimiz  çok güzel imkanlara sahipler, istedikleri her şeyi özgürce yapıyorlar istedikleri okulu bölümü rahatlıkla okuyabiliyorlar ama ne yazık ki onlara sorarsanız onlar kendi durumlarından hiç memnun değiller. Oysa bu durumun onlar için ne kadar önemli olduğunun farkına varsınlar. Onların yerinde olmak isteyen birçok insanlarımız var.

 Toplum içerisindeyken size bakışlar nasıl? Acıyarak mı yoksa başarılı bir şekilde yaşama sevincinize hayran olarak mı bakılıyor?

Bu soruya cevap vermeden önce, bundan 10 yıl kadar önce toplumun engellilere bakış açılarından bahsetmek istiyorum. O zamanlarda Bazı insanlar engelli birisini gördükleri zaman sanki bu insan uzaydan gelmiş gibi acıyarak bakıyor, “Bu insan hiçbir şey bilmiyor”, “hiçbir şey yapamaz” gibi hep önyargıyla bakıyorlar.

Ama engelli birisinin neler yaptığını görünce veya duyunca ağızları açık kalıyor. “Bunları engelli birisi mi yaptı?” diye hemen soruyorlar.

İnsanlarda hep bu önyargı vardı. “Bu engelli, hiçbir şey bilmez, hiçbir şey yapamaz” diye düşünüyorlardı. ama şimdi toplumumuz yavaş yavaş bilinçlenmeye başladı mesela öğneğin İnsanlar benim yaptığım işlere çok şaşırıyorlar.

Örnek vermem gerekirse; çeşitli kurslara gittim bunlardan biri grafik tasarım kursuydu. Kursu bitirdim bir diş hekimi benden logo ve kartvizit yapmamı istedi, ben de yapmaya başladım.

Tabi ilk deneyimim olduğu için nasıl bir şey yapayım diye düşünüyordum ve aklıma çok güzel bir tasarım geldi. O tasarımı yaptım ve diş hekimine teslim ettim. Diş hekimi o kadar çok şaşırdı ki anlatamam.

Benim böyle bir tasarım yapacağıma inanmıyordu ve beni tebrik etti. Ve bana “Bu işin uzmanlarına yaptırdım ama senin ki gibi yapamadılar” dedi. Şu an herkese gösteriyor,

“Bakın bunu engelli bir grafikçi yaptı “diyor. Şimdi de kitabımı okuyanlar  “senden böyle bir kitap yazmanı hiç beklemiyorduk. Herkese örnek olsun, senin bu azmine ve başarılarına hayran kalıyoruz” diyorlar.

Sizce toplum olarak hala engelliye bakışımız değişmedi mi, bu konuda neler yapılmalı?

Toplumumuz hala engelliler için tam olarak bilinçlenmiş değil ama bundan 10 yıl kadar öncesiyle kıyaslarsak arada dağlar kadar fark var çünkü insanlarımız bilinçlendi ve bilinçlenmeye devam ediyor ne kadar çok bilinçli toplumumuz olursa o kadar daha iyi olur.

Hükümetten veya yerel yönetimlerden engelli vatandaşlarımıza dönük ne gibi hizmet beklentiniz var?

Yaşam engellerle dolu ve bu engelleri en çok hisseden kişiler ülkemizde yasayan engelliler ve aileleridir. Nereye bakarsanız bakın bir engel ile karşılaşıyoruz. İstihdam, eğitim, sağlık, sosyal yaşamın içine katılım…

Tabii ülkemizde özellikle son 10 yılda engellerin aşılması konusunda oldukça azimli bir mücadele sonucu çok önemli aşamalar kaydettiğimizin farkındayız.

Türkiye’nin her yerinde olmasa bile birçok yerinde oluşan farkındalıkla birlikte ulaşılabilirlik ve erişim konularında faydalı çalışmalar yapıldı. Ancak yapılan tüm bu iyi niyetli çalışmalar ne yazık ki yeterli değil.
Bundan sonraki yıllarda her şeyin değişeceğine ve daha iyi olacağına inanıyorum.

Yurtdışında tanınan bilinen projeleriniz var mı?
Türkiye Omurilik Felçliler Derneği’nin ulusal ve uluslararası birçok projeleri oluyor ve ben de bu pojelerin tümün de yer almaktayım. Dolayısıyla bir değil pek çok yurtdışı projenin dolaylı da olsa içinde yer alıyorum.

Bize zaman ayırdığınız ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.

Asıl ben www.sondevir.com ailesine teşekkür ederim. Neredeyse göz ardı edilmesi alışkanlık haline gelenengelliler hakkında bir röportaj düşünüp, yine bu röportajı bırakın kendisini ailesinde dahi engelli olmayan kişiler yerine engelli biriyle yaptığınız için asıl ben teşekkür ederim. Bu duyarlılığınız dilerim tüm basın camiasına örnek olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website