Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu 

Osmanlı’da çeşme yaptırmak çok önemli ve herkesin içinden geçen bir hayır çeşididir. Çünkü, inanışa göre çeşmeden su aktıkça her “suyun damlaları “ kadar o çeşmeyi yaptırana hayır dua ve sevap  gittiğine inanılır. İşte İstanbul’da bulunan “Bezm-i Alem Valide Sultan Çeşmesi” de bu inanışla yapılan ilginç mimarisi olan çeşmelerden bir tanesidir. Sizleri fazla meraklandırmadan “Bezm-i Alem Valide Sultan “ hakkında kısa bilgi verelim:

2

Devamı için lütfen tıklar mısınız?

ÇEŞME YAPTIRMAYI SEVEN SULTAN
Bezm-i Alem Valide Sultan’ı biz “Vakıf Guraba Hastanesi ” ve ” Dolmabahce Camii”ni yaptıran olarak biliriz. Ama Bezm-i  Alem Valide Sultan’ın bunlardan başka birçok yerde yaptırmış olduğu ve yaptırmaktan da çok zevk aldığı çeşmeleri vardır. İşte bunlardan bir tanesi Beşiktaş ile Maçka arasında, Spor Caddesi üzerinde bulunan bu çeşme, Sultan II.Mahmud’un eşi ve Sultan Abdülmecid’in annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından 1839 yılında yaptırılmıştır. Tamamen mermerden, kare bir plan üzerine küp gövdeli olarak inşa edilen ampir tarzdaki dört cepheli bu yapı, son devir çeşme mimarinin en görkemli ve en güzel örneklerinden biridir. Çeşmenin simetrik düzenli cephelerini her iki yanda belirleyen ve yapay bir doku farkı yaratmak için üzerine, yatay derzler açılan dorik başlıklı, yivli birer pilastr, yukarıda cepheleri fırdolayı dönen frizle kademeli silmelerden oluşan, dışa taşkın saçağı taşır şekilde işlenmiştir. Kademeli silmelerden oluşturulan dikdörtgen niş içindeki aynataşı ile musluk tablası empire tarzda bir tezyinata sahiptir. Bir silme ile dikdörtgen çerçeve içine alınan musluk tablası üzerinde ise merkezi lüle deliğine isabet eden bir rozet ve bu rozetin her iki yanına simetrik olarak işlenmiş yaprakla çevrili mısır ögeleri işlenmiştir. Çeşmenin teknesi hafif dışbükey kıvrımlı olup üzerinde hiçbir süsleme öğesi yoktur. Teknenin her iki yanında yer alan şekillerin üzerinde ise musluk tablasındaki bezeme aynen uygulanmıştır.

İKİ KİTABESİ OLAN ÇEŞME
Diğer çeşmelerde alışık olduğumuz tek kitabe yerine bu çeşmede iki kitabe bulunur.  Çeşmenin sadece iki cephesinde ve aynataşının üzerinde, kademeli silmelerle çerçeve içine alınmış iki kitabesi vardır. Bu kitabeler, beş satır üzerine celi ta’lik bir hatla yazılmış olup manzumelerinden biri Şükri’ye, diğeri ise Ziver’e aittir. Çeşmeyi fırdoya dönen frizen üzerinde ve tam ortada içinde Sultan Abdülmecid’in tuğrası bulunan oval bir madalyon vardır. Önceleri II.Mahmud Bendi’nden gelen suyla beslenen çeşme daha sonraları sırasıyla Hamidiye suyuna bağlanmıştır. 1958’de bir restorasyon geçiren çeşmenin önünde, 1984’te bir bomba patlamış ve yapı oldukça zarar görmüştür. Bu olaydan sonra, 1985’te TBMM Milli Saraylar Dairesi Başkanlığı tarafından onarılarak günümüzdeki halini almıştır.

 1

Şükri’nin yazdığı kitabe:

“ Bezm-i Âlem Valide Sultan-ı âli-çandır”

“ Himmetiyle hâmemiz hem-zîb-i unvan eyledi”

“ Gördü âlem bahri gamda teşne-dil kalmışdı çün”

“ Çâr ceybinde o âli bezl-i ihsan eyledi”

“ Sarf idüb zerrin nukuudun hasbeten li-llah heman”

“ Mahz-ı cûdundan târâvet-yâb-ı atşan eyledi”

“ Han Mecîd’in mâder-i ser-tâc-ı yektâgevheri”

“ Pür fütüh rüh-i Mahmud Hân-ı şâdân eyledi”

“ Şükriya târihini al gel sadâ-yı âbdan”

“ Lûleden bû kevser âbi geldi ceryan eyledi”

Ziver’in yazdığı kitabe:

“ Cenâb-ı Vâlide Sultandır elhak menba-ı eltaf”

“ İder sîrab-ı ihsan dehri elbet ol kerem-mutad”

“ Cihânın âb-ı rûyu hazret-i Abdülmecid Hâna”

“ Duâ aldırmağ içün eyledi bu çeşmeyi bünyad”

“ İlâhî mâder-i feyz-âveriyle ol şehinşâhî”

“ Zülâl-i ömr-ü ikbal ile sîrab eyle hem kıl şâd”

“ Mücevher tam iki tarih bir beyt içre bak çıkdi”

“ O şâhın çâkeri Ziver bu nazmı idecek inşâd”

“ Revan kılsun Şeh-i âfâkâ cûy-i nusredin Subhân”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website