İşte “İstanbul’un en kısa tren hattı”

Haliç-Karadeniz sahra hattından geriye kalanlar I.Dünya Savaşı koşullarında şehrin elektriğini sağlayan Silahtarağa Elektrik Fabrikasının kömürsüz, dolayısıyla şehrin elektriksiz kalma tehlikesini bertaraf etmek üzere Ağaçlı ve Çiftalan kömürlerini orman üzerinden Kâğıthane’ye getiren, orijinal adı “Haliç Karadeniz Sahra Hattı” olan Kâğıthane Demiryolu’nun elimizde kalan işte son parçasını yerinde gördük. Bu tarihi hat yeniden inşa edilecek. 1914-1916’da kurulup … Devamını oku… İşte “İstanbul’un en kısa tren hattı”

Bir cadde, bir cami ve mezarı kayıp bir şeyhülislamın hikâyesi

İstanbul’da hepinizin bildiği bir Sarı güzel caddesi vardır. Fatih İlçesinde Akşemsettin Mah içinde bulunan bu caddeyi herkes “sarı güzel” olarak bilir. Ya da bazıları burayı bir hanım ismi olarak bilirler ama doğrusu öyle değildir. Sarıgüzel aslında bir erkektir ve şeyhülislamdır. Hem de II.Beyazıt ile Yavuz Sultan Selim döneminde yaşamış çok önemli bir şeyhülislamdır. Öyle ki … Devamını oku… Bir cadde, bir cami ve mezarı kayıp bir şeyhülislamın hikâyesi

Bir garip merdiven ve bir garip hikâyesi

Galata Kamondo Merdivenleri Kamondo Merdivenleri İstanbul’un Galata semtindeki Bankalar Caddesi ile Banker Sokağı’nı birleştiren art nouveau üslûplu merdivenlerdir. Bu merdivenin elbette mimari bir özelliği ve sanat değeri var, fakat bu merdiveni yaptıran ailenin hayatı ise oldukça dramatik ve bir o kadar da hüzünlü. Neden derseniz eğer, İstanbul’un, modernleşmesinde çok önemli katkıları olan bir aile olan … Devamını oku… Bir garip merdiven ve bir garip hikâyesi

TOPKAPI SARAY’ININ SIRLARINI KEŞFEDİYORUZ

Değerli kardeşim Abdullah Zülgaip Akkuş‘un Osmanlı Beyefendiliğini aratmayan mihmandarlığı ve tatlı dili ile yıllardır gezdiğim halde bilmediğim birçok “sırlarını” daha keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum ve siz dostlarımızla paylaşmak istiyorum -İlk fotoğraftaki yer hanımlar mescidi ve mihraptaki kafese dikkat ederseniz diğer ön odadaki imamın sesinin duyulabilmesi için yapılmış estetik bir sanat eseri -İkinci fotoğraf ise Topkapı Sarayı’na … Devamını oku… TOPKAPI SARAY’ININ SIRLARINI KEŞFEDİYORUZ

KÖLELİKTEN “SADRAZAMLIĞA” YÜKSELİŞ…

ABD’de Obama 233 yıl sonra başkan oldu ya bizde?  Osmanlı Devletini tanımak için bugün harıl harıl yabancı ülke bilim adamlarının Osmanlı arşivlerinde çalıştığını biliyor musunuz? Evet, arasınlar, bulsunlar,  Osmanlı’nın 600 yılık devlet yönetimi tecrübesini keşfetmeye uğraşsınlar. Sonra da bunu kendi ülkelerinde uygulasınlar. ABD’nin kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776 ve kurulduğu tarihten beri sadece bir kez … Devamını oku… KÖLELİKTEN “SADRAZAMLIĞA” YÜKSELİŞ…

İstanbul’u “çeşmelerle” süsleyen hanımlar

İstanbul’u “çeşmelerle” süsleyen hanımlar İstanbul’da Osmanlı döneminde neredeyse adım başı bir çeşme bulunurken bugün artık İstanbul’da tarihi çeşme sayımız maalesef giderek azalıyor diyebiliriz. Çeşmelerin bırakın akmasını ayakta durabilen çeşme sayısı bile çok az artık. Bir zamanlar bir dostum anlatmıştı, Mısır’ın başşehri Kahire’de bulunan Osmanlı çeşmelerinin sayısı günümüzde İstanbul’da bulunan çeşmelerin sayısından çok fazla. Mısır, Osmanlı … Devamını oku… İstanbul’u “çeşmelerle” süsleyen hanımlar

Kâbe örtüsünün renkleri nasıldı

Değerli dostlar, Kâbe örtüsünün rengini hepimiz siyah biliriz değil mi, ama Mekke müzesini gezen Ali Reis Topçu Bey’den aldığım fotoğraflara baktığımız zaman Kâbe örtüsünün aslında bizim bildiğimiz gibi hep siyah olmadığını bir dönem kırmızı, bir dönemde yeşil olarak Kâbe’ye örtüldüğünü görüyoruz. Aşağıdaki göreceğiniz fotoğraflar Sayın Topçu’nun fotoğraf koleksiyonundan aldım. Kendisine teşekkür ediyorum. Bu arada Kâbe … Devamını oku… Kâbe örtüsünün renkleri nasıldı

SERGİLENMEYİ BEKLEYEN “HIRKA-İ ŞERİF”

Efendimizden hatıra Üçüncü bir “Hırka-i Şerif” daha olduğunu biliyor muydunuz? Hz Peygamberimizden bize intikal eden iki Hırka-i Şerif oluğunu biliyoruz. Birisi halen Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesinde bulunuyor. Bu Hırkayı Peygamberimiz s.a.v  Kâ’b Bin Züheyr’e hediye etmişti.  Diğeri ise Veysel Karani’ye hediye edilen Hırka-i Şerif. Peki, üçüncü bir Hırka-i Şerif daha var desem ne dersiniz? … Devamını oku… SERGİLENMEYİ BEKLEYEN “HIRKA-İ ŞERİF”

Cami iken nasıl nalbant dükkanı oldu?

Bu caminin bir zamanlar “nalbant dükkanı” olduğunu biliyor muydunuz? Dedik ya İstanbul’da her tarihi eserin bir yapılış hikayesi var bir de başından geçen hikayesi var. İşte Fatihte bulunan Sinekli mescit ya da Mimar Mehmet Ağa Mescidi bir zamanlar nalbant dükkanı olarak kullanılmış. Aşağıdaki fotoğraflara bakarsanız duvardaki halkaları görebilirsiniz.  Cami ile ilgili detaylar şu şekilde:   … Devamını oku… Cami iken nasıl nalbant dükkanı oldu?

Adeta Çini müzesi gibi cami

Mimar Sinan’ın kalfası tarafından yaptırılan nadide bir cami Fatih’in her semti, her sokağında bir tarihi eser, ecdadın attığı bir imza vardır. Cami deyip geçemezsiniz ya da sibyan mektebi ya da çeşme, hepsi farklı farklı farklıdır. Mutlaka yapanın, yaptıranın bir imzası mutlaka vardır. Osmanlı mimarisinin özelliği budur, tekrar değil, farkındalık ve farklılık vardır. İşte Mehmet Ağa … Devamını oku… Adeta Çini müzesi gibi cami

Öyle bir dostluk ki “ölünce de yan yana “

Hayattayken de çok yakındı ölünce de mezarları yakın oldu. Babanzâde Ahmet Naim (1872-1934), Darülfünun’da görev yapmış müderris ve felsefeci. Müderris, mütercim, fikir adamı ve yazar. Ahmed Naim İstanbul’da 13 Ağustos 1934 Pazartesi günü öğle namazının ikinci rek‘atında secdede vefat etti. Mehmed Âkif, “Naim’in vefat haberi üzerime dağ gibi yıkıldı” diyerek üzüntüsünü dile getirirken aynı zamanda … Devamını oku… Öyle bir dostluk ki “ölünce de yan yana “

ÖNCE İSYAN ETTİ SONRA HİZMET ETTİ

Osmanlı onu hep affetti çünkü “hem akıllı hem zeki” bir devlet adamıydı. Değerli dostlar, Vezneciler Metro’sunun hemen karşısında ve İETT Vezneciler durağının hemen yanında bir türbe var. Şu anda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin girişinde bir türbe var. Kuyucu Murat Paşa medresesinin yanına 1611 yılında inşa edilmiştir. Türbede Kuyucu Murat Paşa’dan başka Cağaloğlu Sinan Paşazade Mahmut … Devamını oku… ÖNCE İSYAN ETTİ SONRA HİZMET ETTİ

NEYZEN TEVFİK VE FATİH REŞADİYE OTELİN HİKAYESİ

Fatih’de kimler kaldı, kimler geçti…. Değerli dostlar, bugün Mehmet Akif’in vefatının sene-i devriyesi idi. Onun Fatih’te doğduğu evi ziyaret edeyim diye çıktım ve ayaklarım beni Reşadiye Oteli’nin önüne getirdi. Burada kimler yattı, kimler kaldı diye düşünürken hemen aklıma Neyzen Tevfik geldi. Reşadiye Oteli’nin sahibi Neyzen Tevfik’in baba dostuymuş. Orada, otelin beşinci katında müştemilattan bir yer … Devamını oku… NEYZEN TEVFİK VE FATİH REŞADİYE OTELİN HİKAYESİ

BİR ZAMANLAR MARANGOZ HANE OLAN CAMİ

Önce cami sonra marangozhane sonra dernek binası oldu….  Burmalı Mescid Camii, İstanbul’un Vefa semtinde bulunan camiidir. Osmanlı Devleti’nin Mısır kadısı olan Emin Nureddin Osman tarafından cami girişindeki kitabeye göre 1540 yılında yaptırıldı. Minaresinin yivli görüntüsü nedeniyle “Burmalı” olarak anılmaktadır. Cami İstanbul’un Fatih ilçesinde Vefa semtindedir. Şehzade Camii’nin avlu duvarı önündedir ve Saraçhane gezi parkı içinde … Devamını oku… BİR ZAMANLAR MARANGOZ HANE OLAN CAMİ

2.Selim Türbesinden kaçırılan Çini tablonun hazin hikayesi

2.SELİM TÜRBESİNİN ÇİNİLERİ “NEDEN FRANSA’DA HALA” Bu gördüğünüz Çini levha “maalesef sahte” Fransa-Paris-Sevr Müzesinde 2.Selim Türbesinin büyük boy harika çini levhaları sergilenmektedir. Bugün türbenin girişinde bulunan çini levha maalesef sahtedir ve SAHTE OLDUĞUNU ANCAK 2003 YILINDA ANLAŞILDI. Peki, neden ülkemizden göz göre gitti ve hala neden getirilmiyor? O kadar çok soru var ki, önce bu … Devamını oku… 2.Selim Türbesinden kaçırılan Çini tablonun hazin hikayesi