İstanbul’u “çeşmelerle” süsleyen hanımlar

İstanbul’da Osmanlı döneminde neredeyse adım başı bir çeşme bulunurken bugün artık İstanbul’da tarihi çeşme sayımız maalesef giderek azalıyor diyebiliriz. Çeşmelerin bırakın akmasını ayakta durabilen çeşme sayısı bile çok az artık. Bir zamanlar bir dostum anlatmıştı, Mısır’ın başşehri Kahire’de bulunan Osmanlı çeşmelerinin sayısı günümüzde İstanbul’da bulunan çeşmelerin sayısından çok fazla. Mısır, Osmanlı çeşmelerine sahip çıkarken biz yıkıp dükkân yapmışız ya da daha kötüsü çöplük olarak kullanmışız.  Evet, İstanbul’u süsleyen çeşmelerin Osmanlı Valide Sultanları, Padişah Hanımları ve kızları tarafından yapıldığını biliyor muydunuz?  İşte detaylar:

İSTANBUL’DA İLK ÇEŞMEYİ KİM YAPTIRIYOR
Osmanlı’nın kadın çeşmeleri ile bunları yaptıranları hakkında İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Aynur’un verdiği bilgiye göre (1) Saraylı hatunların eserleri üç kategoriye ayrılıyor:

  1. Saray mensupları
  2. Ulemanın eşleri
  3. Halktan olan kadınlar.

Kategoriye dâhil olan kadınların yaptırdığı toplam 137 Çeşme ve Sebil bulunurken ikinci Beyazıt’ın kızı Hatice Sultan’ın Fatih Çukurbostan da yaptırdığı cami ve mektep ile birlikte inşa ettirdiği Küçük Çeşme bir kadının yaptırdığı ilk çeşme sayılıyor.

EN FAZLA ÇEŞMEYİ HANGİ HANIM YAPTIRIYOR?
Prof Dr. Aynur’un verdiği bilgiye göre, en fazla Çeşme yaptıran validenin 13 eserle üçüncü Mustafa’nın eşi üçüncü Selim’in annesi Mihrişah Sultan ikincisinin de dokuz Çeşme ile Sultan Abdülmecid’in annesi Bezmialem Valide Sultan olduğunu belirtiyor.

EŞİ DEVLET GÖREVLİSİ OLAN HANIMLARIN YAPTIRDIKLARI ÇEŞMELER
H
anedan mensubu olmayan veya sarayda herhangi bir görevi bulunmayan ancak maddi durumu iyi, çevresinde hürmet gösterilen, paşa, sadrazam, din görevlisi gibi erkeklerin eşleri tarafından yaptırılan 9 çeşme yer alıyor. Yönetici veya ulema sınıfına mensup kişilerin eşlerinin yaptırdığı çeşmelerde genellikle kimin kızı veya eşi olduğu bilgisiyle çeşmenin yapım masraflarının nereden karşılandığına dair birtakım bilgiler yer alıyor. Kuruçeşme’de 1682 tarihli Köprülü Hemşiresi Çeşmesi’nin kitabesinde yaptıranın adı yerine, yalnızca Köprülü’nün kız kardeşi yazarken, III. Ahmed’in Baş Kadını Emetullah Kadın’ın Üsküdar’daki Doğancılar Camii yanında yaptırdığı çeşmenin masraflarını, kendi bütçesinden karşıladığı bilgisi mevcut.

İstanbul’da her iki sınıflamaya da girmeyen halktan, sıradan insanların yaptırdığı 26 çeşme bulunuyor. Yapılmalarındaki öncelikli amaç kendi yaşadıkları mahalledeki su ihtiyacının karşılanması olan eserler, diğerlerine oranla daha mütevazı görünüşleri ile dikkat çekiyor. Sultanahmet’teki Hatice Kadın Çeşmesi ile Zekeriyaköy’deki 1793 tarihli Ayşe Hanım Çeşmesi bu gruba dâhil olan yapılar arasında örnek teşkil ediyor.

ÇEŞME KİTABELERİNDE DİKKAT ÇEKEN AYRINTI
Kadınların yaptırdığı çeşmelere bakıldığında valide sultan kitabelerinde çoğunlukla din yolunda hayırlı işler yapmaya verdikleri önem, saflık ve temizliklerine vurgu yapılmakta, sultan olan oğullarının adı övgüyle belirtilir. Padişah kızları kitabelerinde ise çoğunlukla babalarının adları, babaları hayatta değilse genellikle kardeşleri olan devrin padişahının adı geçer. Eşlerinin isimleri yazılması ise ender olarak rastlanır. Kitabe yazıları önemli bir hattat elinden çıkmasa bile çok özenle yazılmıştır.

 

HANIMLARIN YAPTIRDIĞI ÜNLÜ ÇEŞMELER

Mihrimah Sultan Çeşmesi: Saray kadınların yaptırdığı çeşmeler arasında ikincisi Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın kızları olan Mihrimah Sultan’ın yaptırdığı Edirnekapı’da kendi adını taşıyan çeşmedir. Mimar Sinan’ın eseri Mihrimah Sultan Cami yakınında bulunan çeşmenin tam yapılış tarihi belli değildir ancak şu an üzerinde bulunan kitabeden çeşmenin doğal afetlerden etkilendiği ve 1729-1730 arasında Cağalzade İbrahim Bey tarafından yeniden yaptırıldığı anlaşılır. Ayrıca sultanın Arafat Dağı’ndan Mekke’ye döşettiği suyolu da bulunur.

Saliha Sultan Çeşmesi: I. Mahmud’un annesi olan sultan, üç çeşme ile Alaca Minare Mescidi’ni yeniden yaptırır. 1732-1733’te Azapkapı Çeşme Meydanı’nda yaptırdığı kendi adına taşıyan çeşme ve sebilin ilginç bir de hikâyesi vardır: IV. Mehmed’in eşi Gülnuş Valide Sultan şehirde gezinti yaparken Saliha Sultan Sebil ve Çeşmesi’nin bulunduğu yerde olan küçük bir çeşmenin başında testisi kırıldığı için ağlayan bir kız çocuğu görür. Sultan kıza para vermek ister ancak küçük kız testisinin kırıldığına değil, su götürmeyi beceremediği için ağladığını söyler. Kızın cevabından etkilenen valide sultan kızı saraya alır, yetiştirir ve oğlu II. Mustafa ile evlendirir. Saliha Sultan, hamileliği sırasında başında ağladığı küçük çeşmenin yerine görkemli bir çeşme yaptırmayı arzu eder.

Kaynak: http://ismek.ist/blog/icerik.aspx?p=6495

2 thoughts on “İstanbul’u “çeşmelerle” süsleyen hanımlar

  1. Günaydın. Gününüz su aydınlığıda geçsin. Su gibi duru, su gibi coşkulu ve su gibi aziz olunuz. Bu güzel paylaşımınız için müteşekkiriz. Sağ olunuz.
    Çeşmeler medeniyetimizde su sarayları olarak geçer. Bakınız hanımlar hangi konularla uğraşmışlar ve çeşmeler en değerli nimetlerden suyu insanlarla buluşturmak ve bu yolla toplumun gelişmesine nasıl katkıda bulunmuşlar ve Hakk’ın rızasını kazanmaya gayret etmişler. Eşsiz Anadolu Su Medeniyetine ait eserler, kültürel yansımalar konusunda değerli okuyucular http://www.adell.com/blogs/blog/tagged/su-medeniyeti-muzesi linkinde ilginç keşiflerde bulunabilirler. Ve İkitelli’de bulunan Adell Armatür Ab-ı Hayat Su Müzemizi ziyaret edebilirler. Hoşça bakınız zatınıza. İyi ki varsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website