Değerli kardeşim Abdullah Zülgaip Akkuş‘un Osmanlı Beyefendiliğini aratmayan mihmandarlığı ve tatlı dili ile yıllardır gezdiğim halde bilmediğim birçok “sırlarını” daha keşfetmenin mutluluğunu yaşıyorum ve siz dostlarımızla paylaşmak istiyorum
-İlk fotoğraftaki yer hanımlar mescidi ve mihraptaki kafese dikkat ederseniz diğer ön odadaki imamın sesinin duyulabilmesi için yapılmış estetik bir sanat eseri


-İkinci fotoğraf ise Topkapı Sarayı’na yapılan son kitabe Sultan Mehmet Reşat tarafından yaptırılmış. Bunun son kitabe olduğunu bilmiyordum.


– Üçüncü fotoğrafımızda ise Sarayın bir zamanlar cirit oynanan bahçesinde şu an havuz olan yerin daha önce “namazgah” olarak kullanıldığını köşedeki “mihrabından” anlıyoruz.


-Diğer fotoğrafta ise duvarda bulunan çiniler Lale Devrinde ilk defa Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından Edirnekapı Tekfur Sarayı’nda kurulan çini atölyesinin ürettiği çiniler olduğunu öğreniyoruz.


Kapı üzerindeki yazı ise Sultan IV. Murat’ın attığı okun kapıya isabet etmesi sonucu oraya bu kitabe konmuş.
Revzenlerin bulunduğu daire Çifte Kasırlar ve Şehzadegan dairesi olarak biliniyor. Bunu da yeni öğrendim.


Duvarda yazılı olan kitabe ise Cumhuriyet döneminde Osmanlıca yazılan ve buranrın kütüphane olduğuna dair yazı (harf inkılabından önce)
Bu güzel bilgileri bizimle paylaşlan, değerli kardeşim Abdullah Zülgaip Akkuş ve Göksel Erdogan Bey’e teşekkür ediyorum.
www.sarrafoglu.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website