İstanbul’da alışık olmadığımız bir türbe mimarisi görmek isterseniz eğer Keçeçizade Mehmet Emin Fuat Paşa Türbesi’ni mutlaka görmenizi isterim. Çünkü bu diğer türbelerden çok farklıdır. Nedeni ise Endüsül Mimarisi dediğimiz tarzda yapılmış olmasıdır. Türbe,  İstanbul Suriçi Çemberlitaş Binbirdirek Mahallesi, Peykhane Caddesi üzerinde 1870 yılında inşa edilmiştir. Fuat Paşa 1869 yılında Fransa’da Nice şehrinde vefat etmiştir. Keçecizade Fuat Paşa’nın ölmeden önce bu türbenin tasarımını yaptırdığı, ölümünden sonra da inşa edildiği bilinmektedir. Fuat Paşa’nın hem türbesi hem de sizleri tebessüm ettirecek 

20160619_093755

Fuat Paşa Tanzimat sonrası birçok defa Dış işleri bakanlığı ve Sadrazamlık yapmıştır. Keçecizade Fuat Paşa Tanzimat dönemi Osmanlı sadrazamlarından olup, Şair Keçecizade Mehmet İzzet Efendi’nin oğludur.

Keçecizade Fuat Paşa’ya ait olan cami İstanbul’da ve dahi Türkiye’de az sayıda ki Endülüs tarzı mimari yapılardan bir tanesidir. Ve bu özelliği kalbimizde taht kurmuştur.  Sade bir camiye karşılık süslemeleri ve kapı formu ile El-Hamra’dan izler taşıyan şahane bir türbesi vardır. At nalı kapı ve pencereleri Kurtuba Ulu Camii hatırlatmakta.

İLERİ GÖRÜŞLÜ DEVLET ADAMLARINDAN
Keçecizade Fuat Paşa tanzimat dönemi sadrazamlarındandır. Aslen doktor olan paşa genç yaşta diplomat olmaya karar vermiş ve Londra, Bükreş, Petersburg, Yanya ve Şam’da çeşitli görevlerde bulunmuş. Son olarak Sultan Abdülaziz döneminde sadrazamlığa getirilmiş. Zamanının ileri görüşlü devlet adamlarından olan paşanın devlet kademesinde görevlerinin yanında günümüzde bile etkisi olan birçok güzel hizmeti olmuş. Galatasaray Lisesi’nin kurucusu olması, Şirket-i Hayriye yani şehir hatları vapurlarının hizmete alınması, Divan Yolu’nun (tramvay yolu) Gülhane kısmının genişletilmesi gibi.

HAZIR CEVAP PAŞA!
Fuat Paşa’nı tarihe sivri dili ve hazır cevaplığı ile adını yazdırmış bir devlet adamı. Hakkında birçok nükte anlatılmaktadır. En meşhuru ise Fransa İmparatoru 3. Napolyon’un Osmanlıyı zayıf gösteren bir konuşmasına karşılık paşanın verdiği cevaptır.

– “Haşmetmeab, siz, bendenize, başka bir devlet gösterebilir misiniz ki, üç yüz senedir, dışarıdan sizlerin, içeriden bizlerin, devamlı tahribine direnebilmiş! Evet, üç yüz senedir, siz dışarıdan, biz içeriden, bu devleti yıkamadık!”

 

Devlet Hazinesi Sultan Aziz’in israfını kaldıramamaktadır. Ali Paşa ile Fuat Paşa, huzura giderler, “Mülk – ü milletin sahibinden” fedekarlık isterler!

Sultan Aziz kaşlarını çatar:

“Yani Paşa, sultanların su içtiği altın tasları darphaneye gönderip, onlara bakır tas mı verelim?”

Fuat Paşa lafını hiç çekinmez:

“Padişahım, başımıza bir felaket gelirse, siz ortamızda Konya Ovası’na doğru çekilirken, hanım sultanlar, bu altın taslarla ayrılık çesmesinden su mu içecekler?”

***

Keçecizade Fuat Paşa’ya sormuşlar:

“Paşam, gerçek dostların kimler?”

Paşa şöyle bir düşünmüş:

“Şimdi iktidardayım, bilemem!”

***

Keçecizade Fuat Paşa’ya, Rus Çarı

“Girit Adası’nı kaça satarsınız?” diye sorar.

Fuat Paşa’nın cevabı şöyle olur:

“Aldığımız fiyata”.

Kaynak :http://www.yoldakiizler.com/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website