Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu 

Eyüb Nişancası’ndaki evinin bahçesinde defnedilen bu zat-ı muhterem,  Sultan Ahmed Câmii yapılırken, temel atma merâsiminde bulunup, duâ etti. Ayrıca temele ilk taşı koydu. Sultan Ahmed Câmiinin yapımı tamamlanıp ibâdete açılınca, ilk vaazı da bu Alah dostu verdi.  Ölünceye kadar bu câminin vâizliğini yürüttü. Hatta, daha ilginç olan ise vefat ettikten sonra  yerine oğlunu vasiyet etti. Vaaz etmesi için. Ama 4.Murat 3 ay boyunca müsaade etmedi, başkasını atadı fakat Resullah S.A.V Efendimizin rüyasında agörüp O’unun emaneti ehline ver ikazıyla derhal O’ zatı Vaaz olarak Sultan Ahmet Camiine atadı…

 

Osmanlı âlim ve velîlerinden. Halvetiyye yolunun Şemsiyye kolu kurucusu Şemseddîn Sivâsî (Kara Şems) hazretlerinin kardeşi Şeyh Muharrem Efendinin oğludur. İsmi Abdülmecîd, künyesi Ebü’l-Hayr, lakabı Mecdüddîn’dir. Şiirlerinde Şeyhî mahlasını kullanmıştır. Sivâsî nisbesiyle meşhûr olmuştur. 1563 (H.971) senesinde Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. 1639 (H.1049) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri Eyüb Nişancası’ndaki evinin bahçesindedir.İsmi Abdülmecîd Şirvânî hazretlerinin ismine hürmeten konulmuş olan Abdülmecîd Efendi, küçük yaşından îtibâren babasından ilim öğrendi. Yedi yaşına geldiği zaman Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Amcası Şemseddîn Efendiden (Kara Şems) zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Arabî ilimler, fıkıh, tefsîr ve hadîs ilimlerinde yüksek derece sâhibi oldu. Keşşâf Tefsîri’ni okutması husûsunda amcasından icâzet aldı.

sivasi

PADİŞAH İSTANBUL’A DAVET ETTİ
1604 senesinde Sivas’daki Şemsiyye Dergâhı şeyhi ve Kara Şems’in dâmâdı Receb Efendi vefât edince, onun vazifesini yürüttü. İlim ve irfândaki şöhretini duyan Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından İstanbul’a dâvet edildi. Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecîd Efendiyi İstanbul’a dâvet etti. Bu mektup üzerine Abdülmecîd Efendi İstanbul’a geldi. İstanbul’daki ilk vâzını Ayasofya Câmiinde verdi. Bir müddet Ayasofya civârında oturdu.Sonra kendisine talebe olan Reis-ül-küttâb La’lî Efendinin hediye ettiği, Eyüb Nişancası’ndaki bahçe içindeki eve yerleşti. Dâr-üs-seâde ağalarından Mehmed Ağa tarafından, Çarşamba’da yaptırılan Mehmed Ağa Dergâhında, insanlara doğru yolu anlatmakla vazifelendirildi. Şeyhülislâm Sun’ullah Efendi tarafından câmi hâline getirilen Atpazarı’ndaki Hüsam Bey Mescidinde de Cumâ vâizi olarak vazife yapıp, insanlara hak ve hakîkati anlatmaya devâm etti. İstanbul halkının vâz ve nasîhatlerine gösterdiği yüksek alâka üzerine, Şehzâde Câmiine vâiz olarak nakledildi. Bir müddet orada insanlara yüce dînimizin emir ve yasaklarını, sevgili Peygamberimizin güzel ahlâkını anlattıktan sonra, Yavuz Sultan Selim Câmiine Cumâ vâizi olarak görevlendirildi. Sultan Selîm civârında bir mescid ve Sivâsî Dergâhını inşâ ettirip, hizmete devâm etti. Sultan Ahmed Câmii yapılırken, temel atma merâsiminde bulunup, duâ etti ve temele ilk taşı koydu. Sultan Ahmed Câmiinin yapımı tamamlanıp ibâdete açılınca, ilk vâzı Abdülmecîd Efendi verdi. Ölünceye kadar bu câminin vaizliğini yürüttü.

SULTAN 4.MURAT HAN’A MÜJDE VERDİ
Üçüncü Mehmed, Birinci Ahmed, Birinci Mustafa, Genç Osman ve Dördüncü Murâd Han devirlerinde yaşadı. İnsanlara hep Hakkı tavsiye edip, kötülüklerden sakındırdı. İlmi, irfânı ve olgunluğuyla sultanlar ve diğer devlet erkânı yanında büyük bir nüfûz sâhibi oldu. Pâdişâh ve diğer devlet erkânı, önemli hususlarda sık sık görüşlerine başvururlardı. Karayazıcı ve Uzunbölükbaşı isyanlarının bastırlmasında önemli rolü olmuş, hükümete faydalı tavsiyelerde bulunmuştu.

Sultan Dördüncü Murâd Hâna Bağdât’ın İranlılardan geri alınacağını müjdelemiş, pâdişâh sefere çıkarken de hazret-i Ömer’in kılıcını beline kuşatmıştı.

ESERLERİ

1) Fâtiha Tefsîri,
2) Mesnevî Şerhi: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerininMesnevî‘sine yazdığı çok kıymetli şerhidir.
3) Lezâiz-ül-Âsâr ve Letâif-ül-Ezhâr,
4) Mıskâl-ül-Kulûb,
5) Şerhun alâ Kasîde-i Mîmiyye li-Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî,
6) Fezâilü Salât-in-Nebî,
7) Dürer-ül-Akâid,
8) Dîvân-ı İlâhiyyât,
9) Şerhu Cezîret-il-Mesnevî,
10) Umdet-ül-Müsteiddîn fis-Sarf,
11)Mekâsid-i Ayniyye ve Mesâid-i Ervâh-ı Tayyibe ve Ayniyye:Bu eser Şeyh Yâr Ali bin Siyâvuş Divriği’nin Kitâb-ül-Mekâsid-ün-Nâciye fil-Mebde-i vel-Meâşî vel-Me’âd adlı eserinin şerhidir.
12) Kahr-üs-Sûs fî İlcâm-in-Nüfûs,
13)Meyâdîn-ül-Fürsân fî Kavâid-i Fârisiyye.
14) İrâde-i Cüz’iyye,
15) Hadîs-i Erba’în.

sivasi kabri

4.MURAD’IN İTİRAZINI EFENDİMİZ KALDIRIYOR
Abdülmecit Sivasi Hazretlerinden sonra vasiyeti üzerine oğlu Azizzade Abdulbaki Sivasi Hazretleri(1613-1716) yerine geçiyor. 4.Murat babasının yaptırdığı Sultan Ahmet Camii’ne Abdülbaki Sivasi hazretlerinin vaaz vermesini önceleri kabul etmiyor. Ama daha sonra Peygamber S.A.V rüyasında görüp de “Emaneti ehline veriniz” şeklinde uyarıyı alınca. Derhal Abdülbaki Sivasi hazretleri Sultan Ahmet  Camiinde vaaza başlıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*
Website