Haydiii “bahaneciiii geldi hanııım, bahaneciiiii

Yazan: Fahri Sarrafoğlu

Zaman bilinmeyen zaman, mekân bilinmeyen bir zaman ve bir varmış bir yokmuş.  Ama olan bir şey varsa o da, o bilinmeyen belde de, hanımlar, beyler, çocuklar, işçiler, ustalar, öğrenciler,  patronların kısacası herkesin gözü i yoldaymış. Neden olmasın, kaç saattir  sokaktan bahaneci geçmiyormuş.  Öyle ya bahaneci olmasa bunca mazereti nereden bulacaklarmış, kendi suçlarının yükünü kime yükleyeceklermiş. Aman Allah’ım korkunç bir şey, eğer bahaneci olmasa, düşünsenize kendi kusurları ortaya çıkacak, kendi tembellikleri ortaya çıkacak,  aslında tüm kusurun kendilerinde olduğu bilinecek bu da işlerine gelmez tabi ki… Ayyy. Dünya yaşanmaz olur, bahane olmasa…

mazeret-1

Ve bahaneci görünür görünmez herkes derin bir nefes aldı. Oh be nihayet gelmişti.

Hemen sorguya çektiler, öyle ya kaç saattir nerelerdeydi? Evet, evet şaşırmayın, kaç ay değil, kaç hafta değil, kaç gün değil kaç saattir sadece “bahaneci” ortada görülmeyince şehirde kargaşa çıkıyordu az daha. Ve bahaneciye sordular, öyle ya neredeydi sahi?

Bahaneci bu, elbette onun da vardı bir bahanesi. Ne diyecekti ki, işim çıktı, annem hastalandı, trafik sıkışıktı, arabam bozuldu mu diyecekti. Nasıl olsa o bahaneciydi, onda bahane mi yoktu ki… Öyle ya o ki bahaneci kimlere derman olmamıştı ki

Evin hanımı, ocakta yemeği yaktı komşu kadınla konuşurken, O, imdada yetişti “üst kat komşu hastaydı ona çıkmıştım 5 dakika,  yemeğin dibi “ tutmuş, dedirtmişti. Futbol oyuncusu takımında iyi oynamamış, takımı ligden düşmüştü ama Bahaneci hemen ona da imdada yetişmiş, alt yapı yetersiz,  teknik direktör iyi taktik vermediği için kaybetti, dedirttirmişti.  Ya siyasi parti liderine, girdiği bilmem kaçıncı seçimi yine kaybetmiş ama Bahaneci ona da yetişmiş ve “ seçimde hile yapıldı, yoksa biz kazanıyorduk, “ dedirtmemiş miydi? Ve öğrencilere en güzel bahaneyi hep o bulmamış mıydı, -ailem beni anlamıyor, istediğim bilgisayarı almadılar, cep telefonum olsaydı daha iyi çalışırdım, üniversiteyi kazandırdım, dedirtmemiş miydi?

Bakalım, bu sefer Bahaneci, kendisine ne bahane bulacaktı.

Fakat Bahanecinin verdiği cevap çok kısaydı: “ Hayır! Hiçbir bahanem yok, ben bilerek isteyerek gelmek istemedim. Ortadan kayboldum ki. Benim kıymetimi bilin… Ben olmasam siz hiçsiniz. Bahane Üretemeyeceksiniz… Bahaneniz olmasa da kimseyi suçlayamayacaksınız….”

Kısaca: Evet, dostlar ne dersiniz? Hepimizin aslında bir bahanecisi var değil mi? Bahaneci bir tane değil, her evde artık neredeyse birkaç tane bahaneci var. Bir gün olsa da kendi kendimize düşünsen ya hu karar verdim artık ben bahane üretmeyeceğim, desek acaba daha mı yaşanabilir ortamı oluşturmuş oluruz ki? Ne dersiniz?

O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah’ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez. (Rum 57)

“Haydiii “bahaneciiii geldi hanııım, bahaneciiiii” üzerine bir yorum

Yorum yapın