HAYIRDIR İNŞALLAH

Aman efendim sormayın geçenlerde bir rüya gördüm ki ne rüya ne rüya… Ter içinde kaldım. Hayırdır inşallah, Türkiye’de miyim yoksa başka bir ülkede mi? Yoksa aradan 20–30 yıl geçti de ben görmedim mi?  Uyku sonrası kendime gelmeye çalışırken gözüme akşamki gazete başlığı takıldı. Haberi okuyunca gördüğümün rüya olduğunu o zaman anladım… Gazete başlığı şöyleydi Baro, YÖK’ün katsayı adaletsizliği ile ilgili aldığı kararı kabul etmeyerek  Danıştay’a başvurduğu  yazıyordu… Evet, bunu okuyunca dedim ki yine üstüm açık yattım da böyle rüya gördüm. Yaz günü işte üstü açık yatmaya gelmiyor böyle garip garip rüyalar görüyorum…

Devamını oku

İLLE DE VATAN

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Birkaç gündür İHH’nın ev sahipliğinde Lübnan’ın Başkenti Beyrut’tayız. Beyrut’ta ve diğer şehirlerde bulanan Filistin kamplarını geziyoruz. Ramazan’ın ilk gününden itibaren buradaki diğer yardım kuruluşlarının da desteğiyle İHH’nın gönderdiği yardımlar teker teker ihtiyaç sahibi olan Filistinli kardeşlerimize dağıtılıyor… Erzak ve diğer eşyaların dağıtımı sırasında Türkiye’de görmeye alışık olduğumuz görüntüleri burada göremiyoruz. Hatırlayın Türkiye’deki görüntüleri, yardım dağıtılır adeta yağma gibi. İnsanlar üst üste… Ezilenler, bu arada rencide olanlar, eza görenler…Ama burada daha ilk gün Cuma namazında Hutbe’de uyarılıyor Beyrutlu  Müslümanlar ve hatip efendi şu ayeti okuyor : “Bakara Suresi 263.ayet meali Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır….” Yine hatip efendi ikinci olarak Fussilet Suresi 33.ayeti kerimeyi tekrarlıyor  “Allah’a çağıran, Salih amel işleyen ve ben Müslümanlardanım diyenden daha güzel sözlü kim olabilir…”

Devamını oku

ŞİMDİ KUCAKLAŞMA ZAMANI

Yıllar önceydi, 12 Eylül olmuş aradan bir hafta geçmişti üzerinden. Bir akşamüzeri tam ailece sofraya oturmak üzereyiz. Kapı çaldı. Gelen asker, babamı istiyordu. Ne oldu demeye kalmadı babamı götürdüler. Neden mi?  4 yıllık komşumuz olan Astsubay çavuş ki hemen hemen hergün görüştüğümüz ailece birbirimizi tanıdığımız birisiydi. Babama kızıyor. Neden arabayı sokağa bırakmışız… Allah Allah aylardır zaten araba sokakta duruyor o zaman bir şey denmemişti. Bir şikâyet yoktu. Hatta zaman zaman komşumuz olan Astsubay’ın ailesi ile birlikte babam bizi gezmeye götürürdü. Şimdi ne  oldu da kızdı. Kafam almıyordu? Ben bunun bir şaka olduğunu düşünüyordum hala. Ama hayır şaka değildi. Devir 12 Eylül dönemiydi. Ve komşumuz da olsa babamı götürtmüştü.  Ve babam sabaha kadar karakolda kaldı… Babam da bunun bir şaka olduğunu düşünüyordu. Acaba tavlada yendim de ona mı içerledi diye de espri yapmıştı. Ama hayır o Astsubay komşumuz babamı karakola çağırtmış nezarete koymuş ve yanına da hiç uğramamıştı.  Babam şaşkın, biz şaşkın neden böyle bir şey oldu. Yıllardır komşuluk yaptığımız iç içe olduğumuz biri nasıl böyle bir şey yapar. Sabaha kadar bizim neler çektiğimizi bir bilse… Ve sonra sonrası tabii ki kalpler kırıldı. Üzüldük…

Devamını oku

KISSA BİZDEN HİSSE SİZDEN

Bu hafta sizlerle kısa kısa bazı hikâyeler paylaşmak istiyorum. Hem bayram öncesi hem de bayramda düşünerek kıssalardan hisse alalım…

 

Dua

Brenda yamac tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceği bir oyuk buldu.. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkânsızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah’a dua edebilirdi yalnızca. Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı. “Allahım! Sen şu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et.”

Devamını oku

TÜRKİŞŞŞ KEBAP, TÜRKİŞŞŞ LOKUM

Dünya bizi nasıl tanıyor diye çeşitli sitelerde araştırma yapılmış… Ve sonuç:” Türkiye eşittir Türkiş kebap ve Türkis lokum”…Evet, yanlış okumadınız… Aynen öyle Dışardan Türkiye deyince ilk akla gelen meşhur kebabımız ve lokumumuzmuş… Türkiye`nin 2009 yılı tanıtım bütçesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı`na 2009 yılı tanıtma bütçesi olarak 140 milyon dolar ayırdı… Ama sonuç, Türkish kebaptan öte gitmiyor… Diyeceksiniz ki niye? Niyesi şu: Türkiye bugüne kadar söyler misiniz?

Devamını oku

HAYIR DİYEBİLEN TÜRKİYE

Türkiye Dışişleri Bakanımız Davutoğlu ile birlikte son zamanlarda çok ciddi ve bugüne kadar yapılamayan işler yapıyor her ne kadar fincancı katırları ürkecek gibi olsa da sanırım ürkütmeden dış politikamızda yeniden şekillendirmenin zamanı geldi.

Kamuran İnan’ın “Hayır Diyebilen Türkiye”adlı kitabını yıllar önce okumuştum. Sayın İnan, Türk dış politikamızda hayır demenin ne kadar zor olduğunu kitabında üzüntüyle anlatıyordu. “İnsanımız, Türkiye`Nin Gür Sesini Duymaya Hasret Kaldı” Diyen Kamran İnan, Türk Devletinin Dış Güçlere Karşı Teslimiyetçiliğinden Ve “Evet Efendim”Ciliğinden Kurtulup, “Hayır” Diyebilme Cesaretini Göstermesi Gerektiğine İnanıyor.

Bu Düşünceden Hareketle Yazdığı Ve Gençlere İthaf Ettiği Kitabında, İçlerindeki İsyanı Dışa Vurmayan İnsanımızın Tercümanı Olmaya Çalışıyor. Türkiye`Nin “Hayır” Diyebileceğini, Demesi Gerektiğini; Üzerine Sinen Komplekslerden Arınmasının Lüzumunu Anlatıyor.

Devamını oku

LÜKS TÜKETİM NEREYE KADAR

Son 5 yılda ithal lüks tüketime tam 76,4 milyar dolar harcadık. Yani yılda 13 milyar 739 milyon 600 bin dolar, ayda 1 milyar 144 milyon 966 bin dolar, günde 37 milyon 642 bin dolar, saatte ise 1 milyon 568 bin dolar harcanmış. Türkiye`nin lüks tüketim harcamalarının ortaya çıkardığı gerçek, petrolden sonra cari açığı tetikleyen en önemli unsur olduğunu ortaya koydu. Lüks tüketim kalemleri arasında kavun kabuğundan elmasa, peynirden muma kadar pek çok ürün yer alıyor. Lüks tüketim harcamalarının gıda ürünleri ve içecek kaleminde, 2003 yılında 1,6 milyar dolar, 2006 yılında 2,4 milyar dolar ve 2007 yılında da 2,6 milyar dolar olmak üzere toplam 10 milyar 766 milyon dolarımız yurtdışına gitti.

Devamını oku

HAFTANIN 6 GÜNÜ 24 SAAT ÇALIŞAN FABRİKA OLUR MU

Hafta sonu Samsun daydım. MÜSİAD’ın GİK toplantısı nedeniyle kısa sürelide olsa Samsun’u üçüncü defa görme imkanımız oldu.  Heyecanlı bir MÜSİAD üyesi bana ısrarla Çorap fabrikasını gezdirmek istedi. Fabrikayı gezdik gerçektende iyi ki gitmişiz ilginç bir fabrikaydı. Çorap Fabrikasını gezerken ilginç bir ayrıntı dikkatimi çekti. Çoraplardan artan iplik artıklarını orada çalışan iki bayan küçük küçük top haline getiriyor ve bayan çoraplarına takıyor. Yani normal çorap 1 TL ponponlu olursa 25 kuruş daha ilave. Maliyeti nedir? 2 kuruş… Bu fabrika haftanın 6 günü 24 saat çalışıyor. Hatta 7 gün çalışacakmış ama çalıştıracak işçi bulamayınca şimdilik 6 gün çalışıyor. (İşçi neden bulamamış derseniz işçiler biz hafta içi tatil yapmak istemiyoruz diye kazan kaldırmış da onun için o da Pazar günü şimdilik tatil etmiş…)

Devamını oku

ESKİ KÖYE YENİ ADET Eski Köye Yeni Adet Getirme Zamanı

Aralık 2009 itibariyle son bir yıllık dönemde istihdam 985 bin kişi artarken, kayıt dışı istihdamdaki artış 675 bin kişiyi buldu. Böylece son bir yılda istihdam edilenlerin yüzde 70’i kadar işgücü, kayıt dışı istihdam edilmiş oldu. Yani aslında işsiz yok ama var… Yani hiçbir güvencesi olmadan çalışıyor…

Ajanslardan aldığım bilgilere göre son bir yıllık dönemde kadın istihdamı 575 bin kişi artarken, kayıt dışı istihdam eden kadınların sayısında 463 bin kişilik artış yaşandı. Aralık’ta çalışan kadınlar içinde kayıt dışılık oranı yüzde 57,5’e yükseldi. Son bir yıllık dönemde istihdam edilen erkek sayısında 303 bin, kayıt dışı erkek istihdamında 212 bin kişilik artış oldu

Buraya kadar iyi güzel ama çözüm ne derseniz… Çözüm girişimcilik ruhunun artırılmasında.

Devamını oku

Akıllı tembellik olur mu?

Aşağıdaki görüntüye baktığımız zaman birinin çok yorulduğunu diğerinin ise yüzü gülerek ve işten zevk aldığını açıkça göstererek çalışmasını sürdürdüğünü görüyoruz.     Yanda ki  karede çalışanlarımızdan ikisi de aynı üniversiteden mezun, ikisinin de mezuniyetleri harika. Peki, biri 2 bin TL maaş alırken diğeri niye bin 500 TL maaş alıyor. Yani 500 TL eksiklik neden? Üstelik … Devamını oku

TAKLİT MALLARLA AB’YE GİRDİK (!)

Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak… İki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına veya 27 milyardan 36 milyar liraya kadar ağır para cezasına veya her ikisine, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine… Evet, kanun böyle diyor… Kolay yoldan para kazanayım diyenlere karşı ağır yaptırımlar var…

Devamını oku

YARIM KALMIŞ YATIRIMLAR BİTER Mİ?

1970’lı yıllardan itibaren sık sık hükümetlerin değişmesi beraberinde yarım kalmış yatırımları da gündeme getirdi. Hükümetlerin iktidarda kalma suresi düştükçe temel atma sayıları da bir o kadar arttı. İktidara gelen hükümetin daha güveni oyu almadan önce yaptığı ilk iş hemen bir arsa bulup temel atmak oldu. Öyle ki meyvesi olmayan yerde meyve suyu fabrikası, buğdayı olmayan yerde un fabrikası hatta şeker pancarı bile yetişmeyen en ücra köşeye şeker fabrikaları temeli atıldı… Bu arada iş temel atmakla kalmıyor bazılarının binaları bitiyor, bazılarının ise sadece su basmanı bitmiş bir şekilde yıllarca bekliyor… Şu an Türkiye’nin hemen hemen yer yerinde adeta MÜZE YATIRIM olarak duran yüzlerce yarım kalmış yatırım görebilirsiniz…

Devamını oku

TÜRKİYE’Yİ KİM YÖNETİYOR?

Birkaç gündür Türkiye’de olanlara bakar mısınız? Türkiye’de en akla hayale gelmedik şekilde olaylar oluyor… Yani sandıkta yenemediğini, demokratik olmayan yollarla hatta silahlarla çözmeye çalışılıyor… Bence bunun hiç lamı cimi yok, Türkiye’de şu anda açık ve seçik bir şekilde yetkiler savaşı veriliyor. Yani Türkiye’nin geleceği üzerinde tehlikeli oyunlar oynanıyor. Bu oyunları da maalesef içerden destekli HIRSININ Kurbanı olan kişilerle dışarıda Türkiye’yi parçalamak için bekleyen hatta biran önce yemek için salyalarını akıtan AKBABALAR tezgâhlıyor. Niye bu oyunlar oynanıyor? Çünkü eskiden ne olurdu, hükümet ekonomiyi düzeltir para bulur, istikrarı sağlar birileri de ki bu birilerinin kim olduğu Ergenekon soruşturması derinleştikçe iyice anlıyoruz, bulunan paraları keyfince yer…Ama kazın ayağının öyle olmadığı nihayet anlaşıldı….Nihayet diyoruz ,çünkü bu noktada iktidar yeni muktedir oldu da artık bazı şeylere HAYIR diyebiliyor…

Devamını oku

İKİNCİ ADAM EKSİKLİĞİ

Yıllar önce merhum Üzeyir Garih ile yaptığımız bir özel toplantıda şu kısa bilgiyi vermişti, sonraları bu anısını kitaplarında da yer verdi… Garih, uçakla yanına birisi oturur söz dönüp dolaşıp yıllık ciroya gelir… O zaman için Garih, kendi şirketi ile ilgili bir rakam söyler. Fakat yanında ki şahıs hafifçe tebessüm eder ..Garih, şaşırarak nedeni merak eder ve sizin cironuz ne kadar peki diye sorar. Yanındaki ABD’li bir vakfın başkanıdır ve cirolarının milyar dolar olduğunu duyunca bu sefer şaşırma sırası GArih’e gelmiştir… Sorar, peki, siz ne satıyorsunuz? Biz mi?  Teksas, Tommiks, Zagor, MAndreke, Voltran gibi cizgi kitaplar var ya… İşte biz onları hazırlayıp, tüm dünyaya pazarlıyoruz… Bu kitapların satış ve dağıtımındaki, amaç nedir?  Amaç, tek adam değil ikinci adamın önemini anlatmak… Amaç, dünyayı tek adamlıktan kurtarmak… İşte onun için der o Amerikalı, biz de tek adam yoktur, tek adam gibi görünüz ama arkasında hep ikinci adamlar vardır…

Devamını oku

HEPSİNİN PEŞİNE DÜŞMELİ

Kıbrıs belgeseli bir başlangıç!
‘Unutulmuş Vakıf Mirasımız: Kıbrıs’ belgeselinin galası Çarşamba akşamı TRT Tepebaşı stüdyolarında yapıldı.
Kıbrıs’ta hem Türk hem de Rum kesiminde bulunan ve sahte tapularla el değiştirdiği belirtilen Osmanlı vakıf arazilerinin belgeseli çekildi.

Bu belgesel, Kıbrıs Türkü’nün haklı davasının duyurulması için bir başlangıç

Kuzey Haber Ajansı ve Yedirenk Film Yapım işbirliği ile hazırlanan ‘Unutulmuş Vakıf Mirasımız: Kıbrıs’ belgeselinin galası Çarşamba günü TRT’nin Tepebaşı Stüdyosu’nda gerçekleştirildi. Galaya KKTC Turizm ve Kültür Bakanı Kemal Dürüst, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin ve eski Adalet Bakanı Oltan Sungurlu ile çok sayıda davetli katıldı. Galada konuşan Yedirenk Film Yapım Yönetim Kurulu başkanı İsrafil Kuralay, Kıbrıs’ta Türk tarafının haklı davasını duyurması için bu belgeselin bir başlangıç olduğunu söyledi. KKTC Turizm ve Kültür Bakanı Kemal Dürüst de Kıbrıs’ın yüzyıllar boyu Türk hâkimiyetinde kaldığını hatırlatarak belgeselin önemine işaret etti.

Devamını oku