Somalili Yöneticilere Seminerimiz

SOMALİ’DEN GELEN MİSAFİRLERİN OSMANLI SEVGİSİ TÜRKMEK’in organizasyonu ile İstanbul’a gelen Somalili öğretim görevlileri ve üst düzey yönetici kadroya “OSMANLI DEVLETİNİ CİHAN İMPARATORLUĞU YAPAN DİNAMİKLER” konulu seminer verdik. Seminerde üzerinde durduğumuz konu başlıkları şu şekildeydi. -Osmanlı adaleti -Osmanlı’da tasavvuf ve manevi eğitim -Osmanlı eğitim sistemi ve Enderun -Osmanlı’da aile hayatı Semineri organize eden Zübeyir Dağ bey … Devamını oku

Lengerhane’den modern müzeye

İstanbul’da Haliç’de bulunan Osmanlı Döneminin “Lengerhanesi” şimdinin modern bir sanayi müzesi haline geldiğini biliyor musunuz? .İstanbul’un en eski özel müzelerinden biri olan Rahmi Koç Sanayi Müzesi bir hafta sonu görülmeye değer bir yer. Özellikle çocuklarınızla birlikte gidebilir, yaklaşık 2-3 saat boyunca rahat rahat gezebilirsiniz. Lengerhane, gemicilikte denize atılan zincir ve ucundaki çıpanın üretildiği yer anlamında … Devamını oku

Kapalıçarşı’da sakız satan adam…

Yazan: Fahri Sarrafoğlu Kapalıçarşı’ya yıllardır giderim, benim baba mesleğidir, kuyumculuk. Dolayısıyla Kapalıçarşı’da büyüdüm desem yeridir hani. Fakat daha sonra eğitimim ve başka mesleğe intisap etmemden dolayı epeydir uzak kaldığım Kapalıçarşı’ya geçtiğimiz günlerde uğradım. Uzun uzun çarşıyı dolaşırken Kapalıçarşı’da bulunan baş çeşmenin başında bir kişi dikkatimi çekti. Beyaz sakallı, yaşlı biri kenarda oturmuş. Sakız var, sakız … Devamını oku

Padişah Türbesine Padişah’tan önce “defnedilen” bir alim

Çemberlitaş’da bulunan İkinci Mahmud Türbesi ve haziresinde padişahlar olduğu kadar değerli âlimler, yazarlar, şairler ve devlet adamları da yatmaktadır. Ama bir isim var ki oldukça ilginçtir. Zira İkinci Mahmut adına yaptırılan bu türbenin haziresine ilk defnedilen şair, hekim ve devlet adamıdır. Ayrıca Osmanlı’da ilk KARANTİNA ve ZORUNLU ÇİÇEK AŞISINI uygulayan kişidir. Kim mu bu zat… … Devamını oku

Tarihi Vezir Han’ın sırrı :” Ya kitap okunacak ya da kitap bağışlanacak”

Evet, İstanbul’da hele hele Kapalıçarşı’daysanız adım başı tarihi hanlara rastlarsınız. İşte onlardan biri de Vezir Hanı’dır. Bu Vezir Hanı diğer anlardan ayıran en büyük özelliği ise, bu handa konaklayanların okumaları için kütüphanesi olmasıdır. Yanlış okumadınız bu handa kalacaklar mutlaka kütüphaneye girecek ve günlük en az bir cüz kadar(20 sayfa)  kitap okuyacak. Handa kalma şartlarından biri … Devamını oku

Kapalıçarşı’da bir garip han “Çuhacı Han”

Efendim şimdi soracaksınız niye garip diye, garipliği şuradan adı Çuhacı Han, yıllarca burada Çuhacı esnaflarının iş yerleri varmış. Sonradan birden bire kuyumcu atelyöleri birden bire dolmaya başlamış. Bu arada tabii ilginç bir şey de olmuş, yine birden bire mescidi kaybolmuş. Hiç mescid kaybolur mu canım demeyin. Kaybolur, bir gece de işyeri kullanımı için atölyeye çevrilmiş. … Devamını oku

Bahşiş mi, o da ne?

Yazan: Fahri Sarrafoğlu Yaşlı karı-koca Sultanahmet’te tarihi Sultan Ahmet Camii’ni gezdikten sonra şöyle dinlenmek hem de yemek yemek için civardaki ünlü bir lokantaya gittiler. Yerlerine oturduktan sonra garson geldi ve zoraki bir tebessümle menüyü verdi. Yaşlı çift zaten kararını vermişlerdi bir çorba içip kalkacaklardı. Garson siparişlerini yine isteksiz bir şekilde aldı, ne yani sadece burada … Devamını oku

Kapalıçarşı’nın Merkezi’ne çıktınız mı?

Yolunuz Kapalıçarşı’ya düşecek ve Kapalıçarşı’nın olmazsa olmazı, Kapalıçarşı denince ilk akla gelen  “Çukur Kule’sini” görmeden gideceksiniz. Sakın yapmayın. Evet, burası gerçekten çarşının en önemli eserlerinden bir tanesidir. Çukur Kule Kapalıçarşı’da Mahmut Paşa kapısı girişinde yer almaktadır. Tamamen ahşap olan bu yapı, özellikle göz alıcı bakır kubbesiyle meşhurdur. Bu binaya “çukur” denmesinin sebebi Kapalıçarşı’nın en alçak … Devamını oku

İSTANBUL’UN FETHİNE GELİRKEN “ADAPAZARIN’DA ŞEHİT OLAN SEYYİD

Adapazarı’nda da bir nimelçeyş yani “müjdelenmiş asker” olduğunu bilmiyordum. Dün Sakarya’ya sevgili dayımı ziyaret için gittiğimde yolumun üzerinde görünce hemen durdum, selam verdim ve kısa bir araştırmadan sonra oldukça şaşırdım. Zira [Karaman – Adapazarı] Yenikent Devlet Hastanesi Karşısı, Kent Ormanı arkasında olan bu türbedeki zat-ı muhterem, meğerse İstanbul’un fethine gelirken burada şehit düşüyor. Yani o … Devamını oku

Osmanlı’da 5,5 (Beş bucuk) ayda biten cami hangisi?

Hazırlayan: Fahri Sarrafoğlu    İstanbul’un her yeri tarih ve her yeri ilginç tarihi eserleri ile dolu. Gerek Bizans dönemi, gerekse Osmanlı dönemine ait binlerce eser var. Her birinin de ayrı ayrı hikâyesi var. İşte Sultanahmet’ten Binbirdirek Sarnıcı’nı gecince aşağıya doğru indiğinizde sizi mütevazi bir cami karşılar. İşte bu caminin hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum: NEDEN 5,5 … Devamını oku

“Hey garson menüye bakabilir miyim? “

Yazan: Fahri Sarrafoğlu Şehrin en lüks, en marka olmuş en bilinen lokantasına giden kalabalık bir grup oldukça sevinçliydiler. Öyle ya buraya girebilmek için günlerce beklemişler, araya hatta aracı da koymuşlar ve nihayet kendilerine anca sıra gelmişti.  Evet, bay-bayan grup şehrin en ünlü lokantasına girdiklerinde adeta çığlık attılar. İnanamıyorlardı,  aman Allahım o meşhur lokanta burası mıydı? … Devamını oku

Türk futbolu nereye gidiyor?

    Röportaj: Fahri Sarrafoğlu  Türkiye’de futbolda şike niye var? Neden Türkiye’de futbol değil de transfer parası konuşuluyor? İngiltere holiganlığı nasıl bitirdi? Türkiye’de tribünlerde küfür ne zaman biter? Evet, bu tür soruların cevaplarını almak için , İstanbul Teknik Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Metin Tükenmez; ile sıra dışı bir röportaj yaptık. … Devamını oku

Haydiii “bahaneciiii geldi hanııım, bahaneciiiii

Yazan: Fahri Sarrafoğlu Zaman bilinmeyen zaman, mekân bilinmeyen bir zaman ve bir varmış bir yokmuş.  Ama olan bir şey varsa o da, o bilinmeyen belde de, hanımlar, beyler, çocuklar, işçiler, ustalar, öğrenciler,  patronların kısacası herkesin gözü i yoldaymış. Neden olmasın, kaç saattir  sokaktan bahaneci geçmiyormuş.  Öyle ya bahaneci olmasa bunca mazereti nereden bulacaklarmış, kendi suçlarının … Devamını oku

Eyvah ! Doğum günüm unutuldu

Yazan: Fahri Sarrafoğlu  Küçük tavşan o sabah erkenden ormanda gezintiye çıkmış sağa sola bakınarak gidiyordu.  Yüzü asıktı, niye asık olmasın ki? Epeyce yürümesine rağmen kimse ona “Doğum günün kutlu olsun küçük tavşan” dememişti. İşte bizim beyaz küçük tavşan bunun üzüntüsünü yaşıyor ve bu üzüntüsü giderek artıyordu.  Bir ağacın altına oturdu ve somurtmaya başladı. Oradan geçen … Devamını oku

“İki bina arasında kalmış bir garip türbe “

“Yıkılmaktan son anda kurtulan bu garip türbemizin bir zamanlar ziyaretçiler tarafından dolup taştığını biliyor muydunuz? Şu an Basın Müzesi  olan binanın en altına sıkışmış adeta görülmesin diye her tarafı kapatılmış bu türbenin farklı bir hikayesi var.  Bu binada bir zamanlar Türkiye’nin ilk özel televizyonu “Star TV “ bu binada başlamıştı . İşte iki bina arasına … Devamını oku