“Türkiye’de obezite artıyor çünkü ….”

Aksaray Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümünde Öğretim Üyesi Yardımcı Doç.Dr Mustafa Kayıhan Erbaş: “Obezitenin çaresi beden eğitimidir. Okullardaki beden eğitimimiz daha da işlerlik kazandırılmalıdır.” Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Bugün Türkiye’deki tüm okullarda hatta üniversitelerimizde bile beden eğitim dersi var. Ama acaba kacında gerçekten Beden eğitimi dersi veriliyor.Birçoğunda beden eğitim dersinde ya test çözülüyor.Ya da matematik dersi, ya … Devamını oku

Onlar İstanbul’u taşıyorlar!

Necla Horoz ve Zafer Yılmaz ikisi de İstanbul Ulaşım A.AŞ’de çalışıyorlar. Ve her gün binlerce İstanbulluyu metro ile taşıyorlar. Necla Horoz 24 yıllık makinist. Zafer Yılmaz ise henüz çiçeği burnunda sayılacak şekilde 2 yıllık makinist. Ama ikisinin de sorumlulukları ağır ve bir o kadar da zor. Çünkü yerin altında güneş görmeden geçen mesai  Röportaj: Fahri … Devamını oku

Hangi müzik hangi hastalığa iyi geliyor

İTÜ Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı Öğretim Üyesi Dr.Haşmet Altınölçek:” Ünlü Çinli filozof Konfüçyüs (M.Ö.551-479)’un da belirttiği gibi “müzik devlet kurar, devlet yıkar”. Bu sözlerden de anlaşıldığı gibi, müziğin devletin gidişatında da etkili olabileceği belirtilmiştir.” Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Müzik dediğimiz şey nedir, önce isterseniz kısa bir tarif yapabilir miyiz? Müzik; duygu, düşünce ve tasarımların estetik bir … Devamını oku

İlkokulda cinsel eğitim dersi olmaz (Özel)

Yıldız Teknik Üniversitesi Fen –Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç.Dr. Süleyman Doğan ile İlköğretimde cinsellik ve cinsel eğitim üzerine konuştuk. Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Özellikle medyanın da tesiri ile cinsellik ile erken tanışan çocuklara cinsel eğitim nasıl ve ne şekilde verilmeli, verilirken nelere dikkat edilmeli, bu konunun üzerinde durduk; BÜTÜN İŞ AİLEDE BİTİYOR AİLE … Devamını oku

“Sakın bir kereden birşey olmaz” demeyin

İstanbul Tıp Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr İlhan Yargıç, alkol v e uyuşturucu kullananları uyarıyor. “Sakın bir kereden birşey olmaz”, demeyin ya da “istediğim zaman bırakabilirim”, diyenler kendilerini aldatırlar sadece.” Röportaj: Fahri Sarrafoğlu İstanbul Tıp Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr İlhan Yargıç ile madde bağımlılığı v e uyuşturucu üzerine … Devamını oku

Sosyal Medya Bizi Esir Mi Aldı?

Bilgisayar, internet ve akıllı telefon teknolojilerinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, insana ait tüm ürünlerin dijitalleşmesine neden olan yeni bir süreci doğurdu. “Yeni medya”, “sosyal medya” gibi kavramlar bu yeni süreçte ortaya çıktı.  Henüz çok başında olduğumuz ve yeni yeni tartışmaya başladığımız bu süreci ilerleyen zamanlarda daha çok konuşacağız. Gün geçmiyor ki yeni bir iletişim türü … Devamını oku

‘Artık ‘din psikolojisi’ni daha çok duyacağız’

S. Demirel Üni. İlahiyat Fakültesi Din Psik. Öğ. Üyesi Prof. Dr. Habil Şentürk:”Din psikolojisi dinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunurken bir taraftan da din eğitiminin daha sağlıklı yaklaşımlarla verilmesine yardımcı olacaktır…” Fahri Sarrafoğlu’nun röportajı S. Demirel Üni. İlahiyat Fakültesi Din Psik. Öğ. Üyesi Prof. Dr. Habil Şentürk ile Türkiye’de yeni yeni dinlendirilen “Din Psikolojisi “ … Devamını oku

Türk insanı neden yardım etmeyi seviyor?

Doçent Doktor Ali Ayten: “Cezalandırma yoluyla empati kazandırılmaz” Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Din Psikolojisi, Empati ve Din, Psikoloji ve Din ve Tanrı’ya Sığınmak kitaplarının yazarı Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Öğretim Üyelerinden Doçent Doktor Ali Ayten ile Empati üzerine farklı bir söyleşi yaptık: Empati kurmak tüm dinlerde var mıdır? Yoksa sadece İslam dini mi, daha … Devamını oku

Öğretmenlerden oluşan ekip İstanbul’un sırlarını keşfettiler

Ankara’dan gelen 110 kişilik Muradiye Eğitim Kurumları öğretmenleri ile İstanbulu gezdik. Hem tarihi dokunun sırlarını keşfederken hem de öğrenciler için yaşayan tarihi anlatabilecekleri mekanları yakından gördüler. Emeği geçen ve katılım gösteren ekibe teşekkürler.

‘Kırmızı çizgiler Abdülhamit döneminde çizildi’

  Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Türkiye’nin kırmızı çizgilerinin II. Abdulhamit döneminde oluştuğunu söyledi. Röpörtaj: Fahri Sarrafoğlu     Prof. Dr. Zekeriya Kurşun ile Osmanlı tarihi ve özellikle İstanbul üzerine söyleşi yaptık. Kurşun,  II. Abdulhamit’ten Osmanlı-Arap ilişkilerine kadar birçok farklı konuda önemli açıklamalarda bulundu.   II. Abdülhamit’in dış politika üslubu hakkında kısa bilgi alabilir miyiz? Neydi kırmızı … Devamını oku

Çok sayıda çalışanın kâbusu

Mobbing nedir?  Ve çözümü nasıl….


Kendinizden kuşkulanmaya ve kendinize ilginç sorular sormaya başlıyorsanız. Hiçbir tereddüde düşmeden size mobbing uygulandığı söylenebilir.

Başınıza gelen olayların ciddiyeti artabilir ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açabilir. Peki, bir çalışanın başına bu kadar büyük belalar açabilen mobbing nedir? Hangi koşullarda ortaya çıkar ve kurtulma yolları nelerdir? Konu ile ilgili olarak İş Psikologu Prof. Dr. Pınar Tınaz (www.pinartinaz.com) önemli açıklamalar yaptı

İŞYERİ TACİZİ YA DA “YILDIRKAÇIR”
Mobbing’in tarifini yaparak,  “işyerinde psikolojik taciz” olarak tanımlanabileceğini söyleyen Tınaz,  konu ile ilgili olarak şunları söyledi:  “Mobbing, diğer ortamlarda gerçekleşen taciz türlerinden ayırt edilmek amacıyla sadece işyerinde gerçekleşen tacizi ifade eder. Ancak mutlaka taciz sözcüğünün önüne psikolojik tanımı da getirilmelidir. Zira mobbing, diğer taciz türlerinden farklı olarak sinsi ve gizlice yapılan bir taciz türüdür.  Mobbing  sözcüğü, yalnız işyerinde gerçekleşen psikolojik taciz olgusunu tanımlayan bir kavramdır. Mobbing sözcüğünün Türkçe  karşılığı olarak benim önerdiğim sözcük, “yıldırkaçır” dır. Zira süreç içerisinde eylem, çalışan bireyi yıldırmak; amaç ise, kurban bireyi bir şekilde o işyerinden uzaklaştırmaktır.”

img-0997

NEDEN MOBBİNG’E GEREK DUYULUYOR?
Hedef seçilmiş bir kişiye mobbing uygulanmasının çeşitli nedenleri vardır, diyen Tınaz, bu nedenleri, sadece “psikolojik” olarak sınırlamak  pek doğru olmayacağını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Mobbing uygulamasının ilk akla gelen nedenleri arasında ayrıcalıklı hak sahibi olduğuna inanmak, sahip olamadıklarının acısını çıkarmak, bencillik, düşmanlıktan zevk almak gibi psikolojik temelli nedenler sayılabilir.

Sosyal imajın tehdit edilmesi, rekabet, kayırma, ırkçılık, farklı bir bölgeden gelmiş olma, politik nedenler de hedef bireye uygulanan mobbingde etkin olabilir. İşveren veya daha uygun bir deyişle üst yönetimin uyguladığı mobbing sürecinde ise, kurumun küçülme politikasından ötürü istihdamın daraltılması, işgücünün genç çalışanlardan oluşturulması veya kurum içinde istenmeyen bir kişiden kurtulmak istenmesi gibi nedenlerden söz edebiliriz.”

Devamını oku

Çocuklarınızı zorla yarışa sokmayın


Çocuğunu dershane ve kurslara gönderen anne ve babalar dikkat!

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

 Uzman Psikolojik Danışmanı Kudret Eren Yavuz ile  yeni çıkan Benim Akıllı Yavrum adlı kitabı üzerine konuştuk… Özellikle çocuklarının okuması için canla başla çırpınan anne ve babalara çok önemli uyarı ve tavsiyelerde bulunan Yavuz, rakamlara baktığımızda ülkemizin akademik başarı verileri pek çok dünya ülkesinin oldukça gerisinde seyrettiğine dikkat çekti.

Benim akıllı yavrum  adlı kitabından bahsedebilir miyiz? Yeni çıkan, neden AKILLI YAVRUM… Sanki anne-babalar benim çocuğum hasta veya benim çocuğum özürlü mü acaba gibi bir düşünce mi var bilinçaltında?

Günümüzde hem ülkemizde hem de tüm dünya ülkelerinde anne babalar zekâ ve eğitim okul başarısı konularına fazlasıyla önem  vermekte ve çocuklarının zekâ ve okul başarılarının artmasına yönelik her türlü fedakarlığı yapmaktadırlar. Çevrenize baktığınızda ebeveynler varlarını yoklarını çocuklarının eğitimini okul akademik başarısını gerçekleştirme yolunda harcıyorlar. Bütün dershaneler etüt merkezleri dolup taşıyor. Fakat ilginç bir şekilde bu emeğin tam tersi yönde sonuçlarla  her yıl ülke olarak karşı karşıya kalıyoruz. Okullarımız ne yapmak istediğini bilemeyen hayatta kendini nasıl var edeceği konusunda hiçbir fikri olmayan, ahlaki değerlerini her gün biraz daha yitiren, hiçbir hedefi yaşam amacı olmayan, başarma arzusunu ve öğrenme heyecanını kaybetmiş bireylerle dolu.

benimakilliyavrum-2

Anne ve babalar kendi çocuklarının potansiyelini görmeye karşı duyarsız mı ya da kendilerini mi kandırıyorlar?

Rakamlara baktığımızda ülkemizin akademik başarı verileri pek çok dünya ülkesinin oldukça gerisinde seyrediyor. Tablo böyleyken anne babalar kendi çocuklarının potansiyellerinin görmek yerine   sürekli kaygı ve panik içinde etrafındaki daha başarılı çocuklara odaklanıyorlar.  Kendi çocuklarının yaşamda daha başarılı bireyler olması yolunun yalnız çocuklarının çok çok ders çalışmasından geçtiğini, çocuğu daha çok dershaneye göndermek, daha çok özel ders aldırmak, filancanın çocuğu gibi saatlerce ders çalıştırmak olduğunu sanıyorlar. Bunu yaparken de çocukları eğitim yolculuğunda normal kabul edilen düşüşler de dahi çocuklarını bilinçsizce hasta, tembel, gayretsiz olarak niteleyebiliyorlar.

Devamını oku

M.Yaşar Soyalan:“Kur’an ile arkadaş olmak” önemli

Araştırmacı Yazar Mehmet Yaşar Soyalan ile Kuranın anlaşılması ve Kuran mealleri üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik….Biz sorduk o cevapladı. İşte söyleşinin ayrıntıları… Röportaj: Fahri Sarrafoğlu Kuranın ilk emri OKU olmasına rağmen sizce KURANI nasıl okuyoruz, anlayarak mı? Yani okuma çok, milyonlarca hatimler var ama anlayarak ya da bu sene bir milyon meal okuduk gibi bir … Devamını oku

Japonya’da gönüllü Türk elçisi

    Türkiye’yi sevdi şimdi Japonya’da Türkiye için çalışıyor  Röportaj: Fahri  Sarrafoğlu      1990 Tokyo doğumlu olan Izumi  Saito, 1992 yılında (1,5 yasındayken) babasının is nedeni ile İstanbul’a gelir ve o günden beri İstanbul’a aşık olur. Özellikle İstanbul’un lalelerini çok seven Saito, değişik kereler Japonya’ya gider gelir ama İstanbul’da toplam 8 yıl kalır.  Saito, Japonya’da … Devamını oku

Ne kadar az düşünüyoruz….

Baba oğul kendi otomobilleri ile giderken kaza yapıyorlar, kaza sonrası baba vefat ediyor. Kaza sonrası yaralı çocuğu hemen en yakın hastaneye getiriyorlar ve acilde bulunan doktor çocuğu görür görmez aaaaaaaa bu benim oğlum diyor… Şimdi soru şu… Buradaki doktor kimdir? Bu soruyu lise ve üniversite öğrencilerine sordum,  aldığım cevapların çoğunluğu dedesi, amcası veya cevap yok … Devamını oku